• Melisa Doğan

Analiz | Çad Başkanlık Seçimleri

Güncelleme tarihi: Tem 13



Çad 11 Nisan’da Dördüncü Cumhuriyet döneminin ilk başkanlık seçimini yapmak için sandık başına gitti. Mevcut Cumhurbaşkanı İdris Deby Itno’nun altıncı dönem adaylığı seçim öncesinde ülkede çok sayıda protestoya sebep olarak muhalifleri bir araya getirdi.


Ülke Profili

Orta Afrika’da, Sahel Kuşağı’nda yer alan Çad Cumhuriyeti; Libya, Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Nijer, Nijerya ve Kamerun’la sınırları olan bir kara ülkesi. 17 milyona yakın nüfusa sahip olan ülkenin ana geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olmakla birlikte, 2003 yılında keşfedilen petrolden ve altın ve uranyum gibi değerli madenlerden elde edilen gelir de ekonomide önemli bir yer edinmiş durumda. Ancak, Çad ekonomik büyüme açısından dünya ortalamasının sonlarında yer almakta ve nüfusun yarısı yoksulluk seviyesinin altında. Eski Fransız sömürgelerinden biri olan bu ülke halkı, günümüzde iklim değişikliği, terör örgütleri, elit yolsuzlukları gibi bir dizi önemli sorunlarla mücadele ederken öte yandan komşu ülkelerde yaşanan iç savaşlardan kaçan yaklaşık beş yüz bin mülteciye de ev sahipliği yapmaktadır.


Çad, 2018 yılında bir meclis kararıyla anayasasını değiştirerek yarı başkanlıktan tam başkanlık sistemine geçmiş üniter bir devlettir ve tek meclisli yapılanması mevcuttur. Yeni sistemle devlet başkanına güçlü yetkiler verilmiş ve ülkede resmi olarak ‘‘Dördüncü Cumhuriyet’’ dönemi başlamıştır. Devlet başkanlığı görevini aynı aday için iki dönemle sınırlayan yeni anayasa, aynı zamanda bu görevi 5 yıldan 6’ya çıkarmıştır. O dönemde muhaliflerce ‘‘anayasa darbesi (coup d’état consitutionnel)’’, olarak tasvir edilen bu karar teorik olarak, 1990’da iktidara gelen İdris Deby Itno’nun 2033 yılına kadar görevde kalmasına imkan veriyor. 11 Nisan’da yapılan seçimlerin öncesinde yaşanan siyasi karmaşanın asıl sebebi de Deby’nin altıncı dönem için aday olması ve seçimlerin şeffaf bir ortamda yapılmayacağı iddialarıydı.


30 Yıllık İktidar: Idris Deby Itno Kimdir ?

69 yaşında olan Deby, 1952 yılında Çad’ın kuzey bölgesinde yer alan Fada’da doğdu. Zaghawa grubuna mensup olduğu için 2006’da adına Itno’yu da ekledi. 30 yıldır Çad’ı adeta demir bir yumrukla yöneten Deby, 70’li yılların ortalarında Fransa’da havacılık eğitimi alarak pilot oldu. 1978’de ülkesine döndüğünde Çad’da yıkıcı bir iç savaş yaşanmaktaydı. İktidarı ele geçirmeye çalışan isyancı gruplardan birinin lideri olan Hissène Habré’yi destekleyen Deby’nin askeri başarısı 1982 yılında Habré’nin devlet başkanı olmasını sağladı. Ardından parlak bir askeri stratejist olarak tanınmaya başlayan Deby, Çad Milli Silahlı Kuvvetleri’nin (Forces Armées Nationales Tchadiennes-FANT) de komutanı oldu. 1986’da Fransa’ya giderek Yüksek Savaş Okulu (École Supérieure de Guerre)’nda subaylık eğitimi aldı. 1987’de geri döndüğünde Habré tarafından Cumhurbaşkanlığı Savunma ve Güvenlik Danışmanı ve Silahlı Kuvvetler Komiseri olarak atandı. Deby ile Habré arasındaki iyi ilişki 1989’da kendisine kurulan bir komplodan dolayı bozuldu. Deby, Habré yönetimini devirmekle suçlanınca Sudan’a kaçtı. Hartum’un desteğiyle Mart 1990’da Yurtsever Kurtuluş Hareketi (Mouvement Patriotique du Salut- MPS) adıyla bir isyan başlattı.Aynı yılın Aralık ayında Habré’nin ülkeden kaçmasına neden olan askeri bir darbeyle yönetimi ele geçirdi ve kendi hükümetini kurarak Yurtsever Kurtuluş Hareketi’ni siyasi parti olarak iktidara taşıdı. Başlangıçta çok partili bir demokrasi kurmaya ve Çad’da süregelen kanunsuzluğa ve çatışmaya son vereceğine dair sözler verse de uygulamada başarılı olamadı. Kendi yakınlarına hükümette, ekonomide ve orduda kilit roller verdi. Yürütmenin yetkilerini sınırlandırmak için çok sık atamalar yaparak iktidarını sağlamlaştıran Deby döneminde, 1991’den 2018’e kadar 17 başbakan değişti. Nihayetinde ise 2018 anayasa değişikliği ile başbakanlık konumu kaldırılarak tüm yetkiler devlet başkanına devredildi. Başkanlığı boyunca muhalifler tarafından yolsuzluk, insan hakları ihlalleri ve petrol gelirlerini şahsi amaçlarla kullanmakla suçlandı. Bunlara rağmen; 1996, 2001, 2006, 2011 ve 2016’da düzenlenen seçimlerde yüksek oy oranları elde ederek yeniden seçilmesi her zaman ‘tek adam’ ve ‘otoriter rejim’ tartışmalarına neden oldu. Darbe girişimleri ve çeşitli isyan eylemleriyle birçok kez devrilmeye çalışıldı. Deby son olarak 11 Ağustos 2020’de Çad’ın bağımsızlığının 60. yılı vesilesiyle Mareşal rütbesi aldı.


Deby’e Uluslararası Destek

Her ne kadar iç siyasette baskıcı politikalar izlediği için büyük bir muhalefete sahip olsa da, uluslararası ve bölgesel aktörler Deby’i destekliyor. Sahel Kuşağı’nda 2011 yılından sonra artan isyancı gruplar ve Boko Haram gibi terör örgütleriyle mücadelede liderlik yapması Deby’nin uluslararası konumunu güçlendirdi. Avrupa Birliği ve Afrika Birliği de Deby’e tam destek veriyor. Özellikle Fransa ile olan yakınlığıyla dikkat çekmektedir. Fransa 2008 ve 2019’da Deby’ye karşı yapılan darbe girişimlerinin engellenmesinde önemli rol oynadı. Ayrıca Fransa’nın 2014’te başlattığı Barkan Harekatı’nın merkez üssü de başkent Encemine (N’Djamena)’de kuruldu. Bu üs Çad’ın jeopolitik önemini artırdığı için ülkenin istikrarı ve askeri işbirliğinin sürdürülmesi öncelikli durumda. Bu kapsamda Deby 18 Ocak’ta Paris’e giderek Fransa Cumhurbaşkanı E. Macron ile görüştü. Bir ay sonra ise Macron, 15 Şubat’ta Encemine’de gerçekleştirilen G5 Sahel Zirvesi’ne (kovid-19 salgınından dolayı) dijital ortamda katıldı.


Boko Haram ve diğer gruplarla savaşmak için komşu ülkelerdeki sıcak noktalara askerler gönderen Çad, bölgenin en yetenekli ordularından birine sahip. Uluslararası Kriz Grubu’na göre, Deby hükümetinin yıllık harcamalarında en büyük pay da % 30 ila 40 oranında askeri kalemlere ayrılıyor. Libya, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Sudan gibi iç savaş yaşayan ülkelerle çevrili olmasına rağmen, alt bölgenin istikrarı için önemli bir müttefik olduğu düşünülüyor. Öte yandan Deby’nin aday gösterdiği Moussa Faki’nin Afrika Birliği Komisyonu Başkanlığı’na seçilmesi Deby’nin Afrika ülkelerinde de desteklendiğini kanıtlıyor.


Muhaliflerden ‘‘Vakit Tamam Hareketi’’

2021 seçimlerine aday olan 17 kişiden 10’unun adaylığı kabul edilmesine rağmen Saleh Kebzabo, Theophile Bongoro ve Ngarledji Yorongar süreci boykot etmek amacıyla adaylıktan çekildi. Nialbé Félix, Brice Baimon, Pahimi Albert, Lydie Beassemda, Yombombé Théophile ve Alladoum Baltazar ise 11 Nisan’da Deby’le yarışan adaylar. Muhalifler, sürecin şeffaf ve adil biçimde yürütülmediği ve Deby’nin altıncı kez aday olmasının demokrasi ilkelerine uymadığı yönünde fikir birliği içinde. Deby’ye karşı olanlar onu Çad petrol gelirlerini kişiselleştirmekle suçluyor. Öte yandan son yıllardaki düşük ham petrol fiyatları, halkın giderek yoksullaşması, artan genç işsizliği, devlet hizmetlerindeki yetersizlikler ve dış borç seviyesinin yükselmesi yönetimin başarısızlığı olarak görülüyor. Seçim öncesinde muhalefet gösterilerinin yasaklanması, keyfi tutuklamalar ve sosyal ağlara erişimin kesilmesi de isyanın fitilini ateşledi. Seçim kampanyasının başladığı 11 Mart’tan bu yana Çad’ın farklı şehirlerinde eylemler düzenlendi ve polis ve isyancılar arasında çatışmalar yaşandı. 19 Mart’ta otuza yakın muhalefet partisi, sivil toplum kuruluşu ve farklı teşekküllere ait gençlik kollarının katılımıyla şiddet içermeyen bir yürüyüş düzenlenerek Deby’e karşı ‘‘Vakit Tamam Hareketi’’ başlatıldı. ‘‘Son 30 yıldır yaptığım gibi kazanacağımı önceden biliyorum’’ diyen Deby ise ülkede demokrasinin olmadığını söyleyenlerin karşısında duracağını ve seçim sürecini sabote edenlerin siyasi ölüm emirlerini imzaladıklarını ifade etti.


Seçim Sonuçları

7,3 milyon seçmenin kayıtlı olduğu ülkede, resmî olmayan sonuçlara göre, 11 Nisan’da yapılan seçimlere düşük seviyede katılım oldu. Muhalifler bu durumu halkın boykot çağrılarına uyması olarak yorumlarken, analistler Deby’nin gözde aday olarak seçimi kazanacağı iddiasındalar.


Toplamda 7 adayın yarıştığı ilk tur oylamasının geçici sonuçlarının Bağımsız Milli Seçim Komisyonu tarafından 25 Nisan’da açıklanması bekleniyor. Nihai sonuçlar da 15 Mayıs’ta ilan edilecek. Yapılan ilk turda hiçbir adayın çoğunluğu sağlayamaması durumunda ise 23 Mayıs’ta ikinci tur düzenlenecek.


Sonuç olarak, Deby’nin 10 Nisan 2016’daki son seçimlerde 13 adayla yarıştığı ve büyük protestolara rağmen seçimi kazandığı göz önüne alındığında, 2021 seçimlerinin benzer şekilde sonuçlanacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Muhaliflere ve haftalarca süren eylemlere rağmen, İdris Deby için ‘‘vakit tamam’’ demek mümkün görünmüyor, en azından şimdilik.



68 görüntüleme