• Amadou Togola

Analiz | Mali Ordusu neden hedefte?

En son güncellendiği tarih: Tem 13


2018 yılında Birleşmiş Milletlerin Mali’de oluşturduğu bir uluslararası soruşturma komisyonunun çıkardığı raporda Mali silahlı kuvvetlerinin savaş suçu işlediğine dair haberler Fransız medyasında geniş şekilde yer aldı. Çalışmada ülkedeki diğer silahlı grupların da insanlığa karşı suç işlediğine yer verilse de bilhassa Mali ordusun suç işleyenler sıralamasında ilk sıraya konulduğu görülmektedir. Lena Sundh (İsveç), Simon Munzu (Kamerun) ve Vinod Boolell (Moritus) isimli üç raportörden oluşan komisyonun BM Genel Sekreterine verdiği bu metnin en dikkat çeken tarafı Mali’nin meşru silahlı kuvvetlerinin hangi suçları işlediğinin herkesin görebileceği şekilde ve belgeleriyle birlikte ortaya konulmamış olmasıdır. Sebepler ortaya niye konulmamıştır? Dahası rapor kamuya açıklanmayıp gizli tutulduğu halde Fransız medyası bu rapora hangi mazhariyetle ulaşabilmiştir? Diğer yandan, Mali silahlı kuvvetleri aleyhinde medya tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir propaganda karşısında Mali’deki yetkililer neden suskun kalmaktadır?


Gayri Resmi Savaş Suçları Yüz kırk ayrı suç unsuru içeren vakıa olduğu belirten raporda suç faillerinin büyük kısmının Araplar ile Tevarik (Tuareg) ve Fulani de denen Pöl topluluklarından olduğu ifade edilmektedir. Özellikle 2012 - 2013 arasında Mali silahlı kuvvetlerinin Arap (16 vaiz) ve Tevarik (3 jandarma) topluluklarına, 2015 yılında da Fulani topluluğuna karşı farklı suçlar işlendiğine yer verilmektedir. Bu iddiaların tenkide açık olması bir yana bu dönemde gerçekleşen çatışmaların tarafı olan silahlı farklı grupların yahut milislerin nasıl silahlandırıldığı ve silahların nasıl temin edildiğine nedense raporda hiç temas edilmemiştir. 2012 - 2013 arasında gerçekleşen silahlı saldırılar aslında Mali silahlı kuvvetlerine karşı silahlandırılmış gruplar, özellikle de raporda suça maruz kaldığı ileri sürülen Tevarik topluluğu ve diğer silahlı gruplara bağlı kişiler tarafından gerçekleştirilmişti. 2012 yılında 85 Malili askerin öldürülmesi bu saldırıların en açık örneklerinden biridir. Bu süreçte Mali silahlı kuvvetlerine ait Ménaka, Tessalit gibi yerleşim yerlerindeki birçok garnizona Tevarik’ler tarafından saldırılar yapılırken, Mali vatandaşları olan Tevarik topluluğuyla çatışma yaşanmaması için cumhurbaşkanı tarafından orduya geri çekilme talimatı verildiği kaydedilmektedir.[1] Bu tavrıyla o dönemde cumhurbaşkanının, gelecekte bu suçlamaların olabileceğini öngörmüş olduğu anlaşılıyor. Komisyonun 2012 yılındaki 85 Malili askerin katledilmesi olayı hakkında rapor yazıp dava açması beklenirken, savaş suçu işlediğine dair doğru bir delil de bulunmamasına rağmen kurgu mahiyetindeki isnatlarla Mali silahı kuvvetlerinin suçlanması manidar bulunmaktadır (kaynak). Fransız Barkan Operasyonunun Lehine Yürütülen Medya Savaşı Fransa’nın2014 yılında “Opération Serval” adıyla başlattığı askeri operasyonun yerini “Barkan Operasyonu”na bırakmasıyla bölgedeki Mali, Burkina Faso, Çad, Moritanya ve Nijer ordularının bu operasyon çerçevesindeki faaliyetleri, yani yerli orduların askeri operasyonları, Fransız askerlerin kontrolüne verilmiş oldu. 2014 yılından bu yana Mali’de yapılan askeri operasyonlar Barkan öncülüğünde gerçekleştirilmekte ve bu operasyonların istihbarat ve denetim çalışmalarının tamamı Fransız askerlerin uhdesinde bulunmaktadır. Raporda 2017 yılında yapılan suçlara da yer verilerek Mali - Burkina Faso sınırındaki köylerde Barkan Operasyonuna katılan askerlerin yaptığı faaliyetler bu iki devletin ordularınca işlenmiş savaş suçu olarak vasıflandırılmakta, özellikle Mali ordusunca Fulani topluluğundan birçok kişinin tutuklanıp kamplara götürülerek işkence edildiği de iddia edilmektedir. Fransız askerlerinin öncülüğünde Fransa, Burkina Faso ve Mali’nin birlikte yürüttüğü bir operasyonunda sadece Mali silahlı kuvvetleri neden ve hangi kaynağa dayandırılarak suçlanıyor? 2014 yılından itibaren Fransız askerleri Mali silahlı kuvvetlerinin faaliyetlerini kontrol etmekle kalmayıp Kidal gibi bazı şehirlere girmesine de mani olmasına rağmen savaş suçu işlendiği iddia edilen Barkan operasyonlarında bu operasyonun düzenleyicisi Fransız askerlere raporda neden herhangi bir suçlama yapılmıyor? Acaba Fransız medyası, Fransız askerlerini koruyor mu? Raporun, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterine takdiminden sonra sadece Fransız medyasına verilmesi[2], bu konuda kayırma gören Fransız medyasının rapor hakkında ilk açıklama yapan taraf olması ve yalnızca Mali silahlı kuvvetlerine karşı suçlamaları öne sürüp operasyonun koordinatörlerinin Fransız askerler olduğundan bahsetmemesi AFP gibi Fransız kuruluşlarının, yayınlarında Fransızları temize çıkarmak istemesi olarak değerlendirilmektedir (kaynak). Bütün bunlara ilave olarak Barkan Operasyonu propagandası ile sadece Fransa övgüsü yapılırken Mali silahlı kuvvetlerinin rencide edilmesi ayrıca değerlendirilmesi gereken diğer bir husustur. Mali’nin İthamlara Karşı Sessizliği Mali’de bu suçlamalarla ilgili henüz bir tepki gösterilmemiş olması şaşırtıcı bir gelişme olarak değerlendirilmektedir (kaynak). 2014 yılında faaliyete geçirilen Barkan operasyonu kapsamında bazı desteklerle birlikte eğitimler de verildiği hatırlandığında Mali ordusunun altı yılda kayda değer bir ilerleme gösterememiş olması sadece Mali ordusunun değil, aynı zamanda Barkan operasyonun başarısızlığı olarak kabul edilmelidir. Bu kadar uzun süre boyunca imajı zedelenerek yabancı güçlerin propagandasının yapıldığı ithamları da bulunuyorken (kaynak), Mali silahlı kuvvetleri hakkında doğru bilgilerin hızlıca serdedilmesi, savaş suçu ithamlarına karşı ne kadar sessiz kalınırsa Fransız medyasının suçlamalarının o ölçüde meşruluk kazanacağı da dikkate alınarak özellikle askeri bürokrasinin cevap vermek üzere harekete geçmesi gerekiyor. Geçtiğimiz aylardaMali silahlı kuvvetlerine karşı kullanılan yakışıksız ifadelerin cezalandırılmasıamacıyla çıkarılan kanun kapsamında Fransız medyasının faaliyetleri üzerinde bir etki uygulanabilecek mi? Mali’nin mevcut idaresinin işine yararnitelikte olamayacağına göre, Fransız medyasının Mali’ye yönelik asılsız suçlamalarınçürütülmesi için gerekli teşebbüslerde bulunulması elzemdir. Barış Misyon Gücünün Süresi Mali silahlı kuvvetlerine karşı iddia edilen bu savaş suçu ithamları BM’nin barış gücü ve Fransız askerlerle diğer yabancı güçlerin faaliyetlerini sürdürmesine yol açacaktır. Barış gücü sürelerinin uzatılması özellikle Fransa’nın işine yarayacaktır. Mali Fransa’nın Sahil bölgesi stratejisi açısından önemli bir konumdadır. Bu stratejilerin icrası için ülke genelinde Fransız askeri üsleri tesis edilmiştir ve bunlar aracılığıyla özel harekât operasyonları gerçekleştirilmektedir. Fransız medyasının Fransa’nın Mali’de askeri olarak varlığının sürdürmesine yönelik propaganda yaptığı anlaşılmaktadır. Mali gayri resmi şekilde Fransa’nın askeri nüfuzu altında bulundurulmakta ve 2014 yılından beri süren bu askeri nüfuzun meşru kılınmasına dair çaba gösterilmektedir. Medyanın bu amaçla kullanılan en önemli araçlardan biri olduğu görülüyor. Mali’ye askeri unsurlarıyla geldiğinde ülke genelinde denetim yalnızca Mali silahlı kuvvetlerinde bulunuyordu. Bugün ise birçok bölgenin Fransız askerleri tarafından kontrol edilmesine ilave olarak Avrupa Birliği askeri varlığını da meşrulaştırmak amacıyla lobi faaliyetleri yürütülmekte ve her fırsattan istifade edilmektedir (kaynak). ------------------------------------------------------- [1]Tanguy Berthemet, Des Touaregs exécutent des soldats maliens, https://www.lefigaro.fr/international/2012/02/14/01003-20120214ARTFIG00401-des-touaregs-executent-des-soldats-maliens.php, 29.12.2020. [2]Le Monde avec AFP, l’armée malienne accusée de “crime de guerre” par un commission de l’ONU, https://www.lemonde.fr/afrique/article/2020/12/22/l-armee-malienne-accusee-de-crimes-de-guerre-par-une-commission-de-l-onu_6064226_3212.html, 29.12.2020.

34 görüntüleme