top of page
  • Yazarın fotoğrafıAdem Aman Shibu

Çad: Zengin Ülke, Yoksul Toplumlar

Giriş

Çad, günümüzde 17,5 milyon nüfusa sahip olan ve 2022 yılında 25 milyar dolar olacağı tahmin edilen GSYİH ile Orta Afrika'da denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Başkenti Ndjamena'dır. Kuzeyde Libya, doğuda Sudan, güneyde Orta Afrika Cumhuriyeti, batıda ise Kamerun, Nijerya ve Nijer ülkeleri ile komşudur. Ülke çok uluslu etnik kökenden oluşmakta ve 100'den fazla yerel dil konuşulmaktadır, ancak Fransızca ve Arapça resmi dillerdir. Buradan da anlaşılacağı üzere Çad, çok kültürlü bir ülkedir. Çad’ın tarihine baktığımızda, 1920 yılında Fransa tarafından sömürgeleştirilmiş ve 1960 yılında bağımsızlığını elde etmiş olduğunu görürüz. Çad adını, Nijerya, Kamerun, Nijer ve Çad ülkelerini kapsayan ve Çad'ın en büyük gölü olma özelliğini taşıyan Çad Gölü’nden almıştır.



Çad, diğer Afrika ülkeleri gibi, fakir toplumlara sahip zengin bir ülkedir. Çeşitli yerel ve uluslararası kaynaklara göre; Afrika uluslarının başarısızlığı, yolsuzluk, kötü yönetim ve iyi yönetişim eksikliği veya kötü yönetişim ile ilişkilendirmektedir. Bu durum özellikle Çad için de geçerli olup, bu makalede tartışmak istediğimiz konuya giriş mahiyetindedir. Bu makalenin amacı, Çad'ı bir örnek olarak hatırlatmak olmakla birlikte, tüm Afrika ülkelerinin kendi kaynaklarını ve rezervlerini ne ölçüde bildiklerini ve bundan ne ölçüde yararlandıklarını tartışmaya açmaktadır. Ek olarak, elektrik üretimi için yüksek enerji depolama kapasitesi doğrultusunda önemli olan diğer unsurlar da bu makalede ele alınacaktır.



Çad’ın Kaynakları ve Faydaları

Çad; petrol, uranyum ve altın gibi çeşitli doğal kaynakların yanı sıra bol miktarda gümüş, elmas, kuvars, boksit, granit, kalay, tungsten, toryum, kireçtaşı, kum, çakıl, kaolin ve tuz minerallerine sahiptir. Uranyum yatakları yüksek oranda Tibesti dağının güneyindeki bölgede bulunmaktadır.



Bununla birlikte Çad Maden ve Mineral Bakanlığı kaynaklarına göre, UNDP ve IAEA tarafından 1970-1980 yılları arasında yapılan çalışmalara dayanarak uranyum rezervinin 8.000.000 ton olduğu tahmin edilmektedir. Bazı kaynaklar ülkedeki iç istikrarsızlığı, özellikle de 1970-1980 yılları arasındaki çatışmaları maden kaynaklarının sömürülmesi ile ilişkilendirmiştir. Uranyum da dahil olmak üzere tüm bu doğal kaynak rezervlerine rağmen Çad, istikrarsız sosyo-politik yapısı nedeniyle Afrika'nın en yoksul ülkelerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada sorulması gereken soru uranyum yataklarının gerçekten ekonomik olup olmadığı ve ülkenin bundan faydalanmasını engelleyenin ne olduğudur. Ancak bu soru her ne kadar önemli olsa da, bu makalenin kapsamı dışındadır.



Yazarın belge incelemesi sonrası çıkarımlarına göre, uranyum kaynaklarıyla ilgili güncel bir çalışma bulunamamıştır ve UNDP ve IAEA tarafından 1970-1980 yılları arasında kullanılan çalışmalar çok eski görünmektedir. Bu bağlamda bu çalışma, Çad'ın diğer keşiflere veya araştırmalara yönelip yönelmediğini sorgulamayı amaçlamaktadır. Bununla beraber, özellikle ülkenin sosyo-ekonomik ve politik olarak güçlendirilmesinin yanı sıra, mevcut şekilde çok önemli olan katma değere dayalı projelerin ve yatırım ürünlerinin üretimine odaklanmaktadır. Bunu yapmak için, sağlam politika çerçevelerini karşılamak üzere teknik yöntemleri ve uygun prosedürleri ve süreç sistemlerini geliştirmek için sistematik bir strateji geliştirmek ve bunları büyüme ve kalkınma için uygulamak gereklidir. Bu nedenle mevcut ve yeni potansiyel alternatif yöntemlerin araştırılması çok önemlidir. Örneğin, Etiyopya-Çad arasında sivil havacılık alanında yapılan anlaşma, bu konuya iyi bir örnektir; Etiyopya ve Çad, sivil havacılık sektörüyle ilgili ikili bir ilişki üzerinde anlaşmaya varmıştır. Her iki ülke bakanlıkları 27 Eylül - 07 Ekim 2022 tarihleri arasında Kanada, Montreal'de düzenlenen 41. Uluslararası Sivil Havacılık (ICAO) toplantısında bir araya gelmiştir. Etiyopya Ulaştırma ve Lojistik Bakanı Dagmawit Moges ile Çad Sivil Havacılık ve Ulusal Meteoroloji Bakanı Hissein Tahir, sivil havacılık sektörlerinde ikili ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan anlaşmayı imzalamıştır. Etiyopya sivil havacılık sektörlerinde oldukça donanımlı bir ülke olup, ICAO'ya üye 193 ülke arasında sivil havacılık sektöründe en yüksek performansa sahip ilk 5 ülkeden biridir.



Bu nedenle, yoksulluğun ortadan kaldırılması için kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınma adına, daha fazla alternatif yatırım projesinin araştırılması ve çevrenin etkinleştirilmesi için mevcut düzenlemelerin iyileştirilmesi önem arz etmektedir. Örneğin, Çad Gölü Çad Cumhuriyeti için stratejik kaynaklardan biridir. Göl, genel olarak 2.43 milyon km2 olduğu tahmin edilen bir alanı kaplamaktadır ve bu alanın toplam Afrika yüzölçümünün %8'ine tekabül ettiği bilinmektedir. Ayrıca belge incelemeleri gösteriyor ki, havza bölge ülkeleri arasındaki paylaşım oranları Çad %45, Nijer %28, Orta Afrika Cumhuriyeti %9, Nijerya %7, Cezayir %4, Sudan %4, Kamerun %2 ve Libya %0,5 olarak görünmektedir. Buna göre Çad Gölü'nün en büyük toprak parçası Çad ve Nijer'e aittir, ancak göl suyunun %75'i OAC ve Kamerun'dan gelmektedir.


Genel olarak su, her zamanki gibi klişe bir ifadeyle, yaşamın kaynağı açıklanmaktadır. Dolayısıyla bu tür doğal kaynakların korunmasına ve desteklenmesine hizmet etmek, diğer canlılar için olduğu kadar insan refahı için de çok önemlidir. Çad Gölü'nün korunması, sadece Çad Cumhuriyeti ve göl havzası ülkeleri için değil, aynı zamanda Afrika'nın sosyo-ekonomik ve politik istikrarı ve iklim değişikliği risklerinden kurtulmak için de önem arz etmektedir. Nitekim bu göl, tüm dünya için sağlıklı bir ekonomik kalkınma ile bağlantılı olarak insanlık için büyük bir katkı ve yatırım olarak değerlendirilmektedir.



Çad Gölü Havzasındaki Ülkelerde İnsani Kriz ve Zorluklar

Günümüzde Çad; iklim değişikliği, gölün küçülmesi ve azalması, insani kriz ve çeşitli şiddet olayları nedeniyle 2009 yılından bu yana başta Boko Haram örgütü olmak üzere, Nijerya, Nijer, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Kamerun gibi bölge ve komşu ülkeleri etkisi altına almıştır. Öte yandan, gölün havzasında yer alan bölgelerde yaşayan ve göl suyunu geçim kaynağı olarak kullanan yerel toplum ya da halk da bu durumdan son derece etkilenmiştir. Çad Gölü balıkçılık ve sulama gibi diğer tarımsal faaliyetler için de hizmet vermektedir. Bu sorun nedeniyle gıda güvenliği ve kıtlığı her zaman olduğu gibi yoğun bir şekilde devam etmektedir. Şu ana kadar bu göl meselesi, yerel, bölgesel entegrasyon ve iklim değişikliği odaklı şirketler ve genel olarak insani yardım kuruluşları da dahil olmak üzere uluslararası toplumda daha fazla girişim gerektirmektedir.



Dünya Bankası'nın Çad Gölü'nü kurtarma ve geliştirme projesi girişimi, sürdürülebilir bir gölün hayata geçirilmesi için büyük önem taşımaktadır. Uluslararası Kalkınma Birliği projesi, göl havzası ülkelerine 20 milyon dolarlık kredi imkanı sağlamak üzere Çad Gölü'nün kurtarılmasına yönelik bir projenin hazırlanmasını kolaylaştırıyor. Şu ana kadar Çad Gölü Havzası Komisyonu'nun (LCBC) faaliyetleri takdir edilmekle birlikte, gölün iklim değişikliği riskleri ve biyolojik çeşitlilik nedeniyle azalmasını mümkün olan en kısa sürede kurtarmak için ulusal ve uluslararası toplumun daha fazla ilgi ve desteğine ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca, LCBC tarafından 23-25 Mayıs 2023 tarihleri arasında Çad'ın N'djamena kentinde düzenlenecek ikinci forumda umut verici bir politika çerçevesinin ortaya konması beklenmektedir.


Sonuç

Açıkçası, sadece Çad'da değil, Afrika ülkelerinin çoğunda, özellikle de sömürgecilik döneminden bağımsızlığa kavuştuktan sonra, yaklaşımlar birbirine benzer görünmektedirr. Faktörler farklı olabilir, ancak sonuçlar önemli ve ortada olan şeyle ilgilidir. Özellikle Çad Gölü sorununa hizmet etmek, çözüm bulmak, bölgede sürdürülebilir büyüme ve kalkınma için yeşil bir ekonomiyi geliştirmek amacıyla; iklim değişikliğiyle mücadele etmek için iyi geliştirilmiş stratejik planlama uygulayarak yüksek kaygıların giderilmesi gerekir. Örneğin, plantasyon ve ekim gibi çevre dostu yeşil çevre projelerine yatırım yapmak başvurulabilecek yollardan bir tanesidir. Çad Gölü Havzası'nın tüm bölgelerini işbirliğine bağlayan bir sistemin sağlam bir kalkınma politikası çerçevesi, düzenlemesi ve prosedürel sürecinin hazırlanması ve başlatılması tavsiye edilmektedir.


Özetlemek gerekirse, sadece Çad değil, tüm Afrika ülkeleri doğal olarak yetenekli kıtalardır. Tüm bu zorluklara rağmen Afrika'nın (yani Çad'ın) iyi tanınmaması, hatırlanmaması, hatırlatılmaması, bilgilendirilmemesi ve hatta konuşma, eğitim, danışma vb. yollarla Afrika hakkında kötü bir imajın başkalarına aktarılması ne yazık ki hala devam etmektedir. Bu nedenle, politika yapıcılar ve uygulayıcılar için Çad'ı ve diğerlerini dönüştüren içgörü üzerinde güçlü ve akıllı bir şekilde çalışmak, yeni bir içgörü yaratmak ve bunu yönetmek tavsiye edilmektedir.


Kaynaklar:

Transborder Groundwater Fact Sheet: The Lake Chad basin Aquifer system, October 2013: https://www.gwp.org/globalassets/global/toolbox/references/lake_chad_fact_sheet.pdf

314 görüntüleme

Comments


bottom of page