• Moussa Hissein Moussa

Makale | Çad 2021: İki Başkanın Ölümü ve Ulusal Geçiş Sürecinin Değerlendirilmesi



Giriş


Afrika kültürlerin kesişme noktası, Afrika’nın doğusu, batısı, güneyi ile kuzeyini bağlayan ve oldukça karma bir toplumsal yapıya sahip Çad Cumhuriyeti, çok eski medeniyetlere dayanan bir devlet anlayışına sahiptir. Erken tarihte kabile ve kabile grupları etrafında merkezi devlet anlayışını oturtan Çad, o dönemlerde gerek iç ve dış siyaset ve gerekse ticari ilişkiler bakımından önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Sömürgeciliğin ortaya çıkması ile birlikte, Afrika’nın birçok ülkesi gibi Çad da bu anlayışın mağduru olmuştur. Sömürgeciliğin Çad’da mevcut düzeni ortadan kaldırması ve yerine farklı bir yapılanma sistemini bırakması, yerliler (Çadlı) için büyük sıkıntılar doğurmuştur. 1960 yılında bağımsız bir devlet olarak uluslararası arenaya giren Çad, uzun yıllardır farklı çıkar ve siyasi düşünce anlayışına mensup askeri grupların çatışmasına sahne olmuştur. Çad, bağımsızlığından günümüze kadar Afrika’da en çok iktidar mücadelesinin yaşandığı ülkelerin arsında yer almaktadır.


Bu çalışmada, ülkenin bağımsızlığının arifesinde başlayan askeri muhalefetin nasıl ortaya çıktığı kısaca ele alınacaktır. Ardından, 1990 yılından 2021 yılına kadar hüküm sürmüş Idriss Déby Itno’nun – sıcak bir çatışma esnasında biçimi hala teşhis edilmeyen bir şekilde – vefat etmesinden doğan siyasi darboğazın analizi ve bu bağlamda Deby vefatından dört ay sonrasında Çad’ı 1980 yılından 1990 yılına kadar hüküm süren ve Deby’nin darbe ile iktidardan devirdiği Hissein Habré’nin ölümün geçiş sürecinde bulunan Çad’ı siyasi anlamda nasıl etkilediği analizi yapılacaktır.


1963: 33 Yıl Sürecek Siyasi İstikrarsızlığın Başlangıcı ve “Çad Ulusal Kurtuluş Cephesi”nin kuruluşu


11 Ağustos 1960 tarihinde Çad Cumhuriyeti, Ngarta Tombalbaye liderliğinde bağımsızlığını kazanmıştır. Tombalbaye, bağımsızlıktan iki yıl sonra, bütün Sivil Toplum Kuruluşların ve siyasi partilerin katıldığı büyük bir kongre düzenlemiştir. Kongrede tek partili bir rejime geçme arzusunu dile getiren Tombalbaye, katılanlardan olumsuz yanıt almıştır. Kongrede istediğini elde edemeyen Tombalbaye, ülke genelinde siyasi faaliyetleri yasaklayarak kendi partisi olan “Afrika Demokratik Birleşim’e bağlı Çad İlerleme Partisi’ni (PPT-RDA) ulusallaştırmıştır. Bu karar, siyasi muhalefet tarafından olumsuz karşılanmış ve ülke genelinde mevcut olan hoşnutsuzluğun körüklenmesine neden olmuştur. Bu karara uymayan siyasi muhalefet, faaliyetlerini devam ettirmiştir. Bu durum da Tombalbaye’in daha sert yöntemlere başvurmasına neden olmuştur. Tombalbaye, 1963 yılında 5’i devlet bakanı olmak üzere, 20’den fazla siyasi parti liderleri ve devlet adamı tutuklamıştır. Bu gelişmeler, siyasi ve silahlı bir hareket olan “Çad Ulusal Kurtuluş Cephesi” (Front de Liberation Nationale du Tchad (FROLINAT)) 24 Temmuz 1963 tarihinde kurulma kararının alınmasına neden olmuştur[1].


Tutuklanan siyasi liderlerin çoğunlukla kuzeyden olması, çoğunlukla Müslümanların yaşadığı mahallelerde büyük isyanların çıkmasına neden olmuştur. Ancak, Tombalbaye bu isyanların daha meydan kazanmaması için şiddetle bastırmıştır. Takip eden yıllarda Tombalbaye, Müslümanların yaşadığı kuzey ve doğuda müslüman olmayan güneyli askeri ve idari memur tayin etmeye başlamıştır. Bu memurlar, zaman zaman izledikleri kötü yönetim, çoğunlukla Müslümanlardan oluşan bu nüfusun düşmanlığını körüklemiştir. Yaşanan bu baskıların sonucu, bağımsızlık olma ruhunu taşıyan gençlerin örgütlenmeye ve bir kurtuluş hareketleri kurmaya mecbur bırakmıştır[2].


Bağımsızlıktan sonra savunduğu farklı ideoloji nedeniyle sürgün edilen İbrahim Abatcha, Mahamat Ali ve Aboubakar Djalabou gibi diğer politikacılar 1965 yılında Gana'da bir araya gelmiştir. Siyasi ve mali destek bulmak adına Gana'dan Cezayir’e ve ardından Çin, Kuzey Kore ve Suriye’ye gitmiştir. Daha sonra militan toplamak için Mısır’a dönerek Kahire’de eğitim gören Çadlı öğrencilerle bir araya gelmiştir. Kahire’de toplanan militanların askeri ve idari ve teknik eğitimi için Güney Kore’ye gönderilmiştir. Kore’de eğitim gören militanlar, ilerleyen yıllarda hareketin en önemli figürleri olmuştur[3].


Ocak 1966’da artırılan vergilerden memnun olmayan Mangalme (Çad’ın orta bölgesinde bir ilçe) halkını büyük bir eylem düzenlenmesi ve bu eylemin polis ve askerler tarafından şiddetle bastırılması ardından, 19 Haziran 1966 tarihinde, Ibrahim Abatcha liderliğinde Sudan’ın Niyala şehrinde FROLINAT resmen kurulmuştur. Bu hareket hızla Tombalbaye hükümetine büyük bir tehdit teşkil etmeye başlamıştır. Gittikçe büyüyen FROLINAT’nın kuzey ayağını bastırmak için Tombalbaye, Fransa ordusunun yardımını istemiştir. 1969 yılın Nisan ayında, askeri müdahalede bulunan Fransa hem isyancılara hem de dolaylı olarak FROLINAT’ya silah desteğinde bulunan Libya’nın yeni lideri Kaddafi’ye karşı operasyon düzenlemiştir.[4]


Hissein Habré: Çöl Çocuğunun Devrimci Olma Hikayesi


Hissein Habré, 13 Ağustos 1942 tarihinde Çad’ın kuzeyindeki Djourab çölünün ortasında yer alan Faya şehrinde dünyaya geldi. Gelecekte akıllara iz bırakan Habré, çocukluğunu sahrada göçebe çobanlar arasında geçirmiştir. Lise eğitimini büyük bir başarı ile tamamlayan genç Habré, yüksek öğretimini tamamlamak üzere 1963 yılında Fransa’ya gitmiştir. “Yurtdışı Yüksek Araştırmalar Enstitüsü” (Institut des Hautes Etudes d'Outre-Mer) ve ardından Siyasal Araştırmalar Enstitüsü’ne (Institut d’Études politiques) katılarak sırasıyla, siyaset bilimi ve hukuk okumuştur. Frantz Fanon ve Che Guevara’nın bütün eserlerini okumuş ve fikirlerinden oldukça etkilenmiştir. Eğitiminden sonra Çad’a döndüğünde, Tombalbaye tarafından Moussoro ilçesinin kaymakamı olarak atanmıştır. Fanon ve Che Guevara’nın düşüncelerini paylaşan genç Habré, idari makamları tamamen eski sömürgecilerin elinden kurtulma çabasında bulunan Tombalbaye için değerli bir yönetici konumundaydı.[5]


1974 yılında FROLINAT’nın kuzey ayağının en önemli iki figürlerinden biri olan Hissein Habré (diğeri Goukouni Weddeye), ikisi Fransız etnolog (Françoise Claustre ve Marc Combe) ve biri Alman etnolog Dr. Christophe Steven olmak üzere, üç Avrupalıyı esir almıştır. İki rehine kısa bir süre sonra ödenek karşılığında serbest bırakılmış ancak Françoise Claustre, 3 yıla yakın bir süre rehine olarak Habré tarafından tutulmuştur. Bu olay, Habré’nin uluslararası medyada ün kazanmasına neden olmuştur. F. Claustre’yi serbest bırakmak için önemli sayıda para ve silah mühimmatı şart koşan Habré, o olaydan sonra Fransa’nın yenemediği en büyük düşmanlardan biri olmuştur. Takip eden yıllarda ülkenin Kuzeyinde ve Doğusunda isyancılar meydan kazanmaya devam ederken, 13 Nisan 1975 tarihinde, başkent N’djaména’da Tombalbaye’ın hayatına son verecek bir darbe meydana gelmiştir. Darbe sonucunda, Tombalbaye tarafından darbe girişimi suçuyla hapse atılan eski Savunma Bakanı General Félix Maloum, Devlet Başkanı olmuştur. 1979 yılından, FROLINAT içinde büyük bir patlama meydana gelmiştir. Bir yanda Habré cepheden ayrılarak “Kuzey Silahlı Kuvvetleri” (FAN) kurarken, öbür tarafta Goukouni “Halk Silahlı Kuvvetleri” (FAP) kurmuştur. FROLINAT’nın geri kalan militanları, Abba Siddick ve Ahmat Açyl Akhabach önderliğinde toplanmıştır.[6]


1982 yılından 1990’a: Çad’ın Otoriterizm ile Damgalanmış Bir Dönemi


1979 yılında ülkenin kuzeyinin bir kısmı FROLINAT, bir kısmı da FAP’ın kontrolüne geçmiştir. Aynı zamanda başkentteki gerginlik de silahlı çatışmalara dönüşmüştür. Kontrolü elinde tutmaya çalışan Başkan Malloum, bu sefer FROLINAT’nın başındaki Goukini Weddeye ile uzlaşmış ve Habré’ye karşı savaşmıştır. 1979 senesinin başında FROLINAT, General Félix Malloum’u iktidardan indirmeye başarmış. Hissein Habré, eski yoldaşı Goukouni Weddeye başkanlığında kurulan “Ulusal Birlik Geçiş Hükümeti”nde (GUNT) Savunma Bakanı görevini üstlenmiştir. Tahmin edilebileceği gibi, daha önce yoldaş olan iki muhalif lider – Kaddafi yanlısı Goukouni Oueddei Kaddafi ve Kaddafi karşıtı Hissein Habré – arasındaki iş birliği sadece üç ay sürmüştür. 12 Şubat 1979 tarihinde başkentte, 9 ay sürecek bir savaş patlak vermiştir. Libya’nın desteğini alarak savaşın kaderini değiştiren Weddeye, 1980 yılında başkentin üzerinde kontrolü sağlamıştır. Weddeye, 3 Eylül 1980 tarihinde ikinci “Ulusal Birlik Geçiş Hükümeti” kurarak ülkenin cumhurbaşkanı olmuştur. Habré ise adamlarıyla Sudan sınırına çekilmek zorunda kalmıştır. Weddeye’nin Ocak 1981’de Çad’ı Libya ile birleştirmek için yaptığı duyuruyu hiç takdir etmeyen Fransa ve ABD’nin desteğiyle güçlenen Hissein Habré, Haziran 1982’de başkente güçlü bir giriş yaparak iktidarı ele geçirmiştir.[7]


Goukouni Weddeye’i deviren Habré, otoriterizm ile damgalanmış sekiz uzun yıllık iktidar sürdürmüştür. Başta hem Washington hem de Paris ile iyi ilişkiler bulunduran Habré, 1987’den sonra Paris ile mesafe koyarak Washington ile çok yakınlaşmıştır. Habré, ilişkilerden istifade ederek ülkenin kuzeyinde varlık gösteren Libya’ya karşı cephe açarak ülkenin tamamını kontrol altına almıştır. Bir yanda ülkenin egemenliği için önemli bu adımları atan Habré, öte yanda siyasi ve askeri muhalifleri tutuklatmış ve zaman zaman çeşitli işkencelere maruz bırakmıştır. 2000’lere Çad’da kurulan İnsan Hakları Komisyonunun raporuna göre, toplamda en az 40.000 kişi öldürülmüş ve en az 80.000 kişi farklı şekildi mağdur olmuştur.[8]


Bir darbeyle iktidara geldikten sekiz yıl sonra, Habré, Idriss Deby Itno liderliğindeki Yurtsever Kurtuluş Hareketi (MPS) tarafından devrildi. İktidarı ele geçiren Deby, kamuoyuna yaptığı ilk hitapta, özgürlük getirerek çoğulcu bir demokrasi kurma sözünü vermiştir.


Sürgün Edilen Eski Başkanın Müebbet Hapis Cezasını Giymesi


Dakar’a sığınan Habré, uzun süredir sakin bir yaşam sürdürmüştür. 2013 yılında, iki sene sonra başlayacak davasının açılması için tutuklanan eski Cumhurbaşkanı, etrafında her şey yıkılmaya başlamıştır. Savaş suçları, insanlığa karşı suçlar, işkence ve tecavüz suçlamaları karşısında yargılanan Habré, 30 Mayıs 2016 tarihinde müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. 29 Temmuz 2016 tarihinde cezası, her bir kurbana toplam 10 ila 20 milyon Orta Afrika frangı ödemeye mahkûmiyet kararıyla artırılmıştır. Suçlamaları kabul etmeyerek temyiz davasına giden Habré, mağdurlara ödenecek toplam tazminat tutarının 82 milyar 290 milyon Orta Afrika frangı olarak belirlenmiştir. Senegal’de cezasını çeken Habré, Covid-19 salgını nedeniyle 7 Nisan ile 7 Haziran 2020 tarihleri ​​arasında ev hapsine alınmıştır. 24 Ağustos 2021 tarihinde cezaevine geri getirilen bir daha geri sağ çıkmamak üzere gönderilmiştir. 24 Ağustos 2021 tarihinde ise, geçirdiği Covid-19’a yenik düşen Habré, ebedi yolculuğunu yapmıştır.[9]


Otoritarizmin Özgürlükçü ve Demokratik Yüzü: Idriss Deby Itno


1960 yılında siyasi bağımsızlığını kazandıktan sonra Çad, iç savaş ve diktatörlükle geçen 30 uzun yıllık bir sürece girmiştir. Bu süreç, sözde “özgürlükçü ve demokratik” bir çağın başlamasıyla sona ermiştir. Söz konusu demokratik çağ, daha önce uygulanan diktatörlüğün özgürlükçü bir sürüklenmesinden başka bir şey olmamıştır. 1 Aralık 1990 tarihinde Hissein Habré’ye karşı darbe yaparak iktidarı ele geçiren Idriss Deby Itno, demokrat ve özgürlükçü bir tutum sergilemiştir. Bu doğrultuda, “Milli bağımsız Konferans” düzenleyerek yeni bir devletin temellerini atmıştır. 1993 yılında düzenlenen konferansta, çok partili sistem kabul edilmiş, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü güvence altına alan yeni bir anayasa kabul edilmiştir. Bu doğrultuda 1996 ve 2001 seçimleri şeffaf ve adil düzenlenmiştir. Ancak Deby, bununla yetinememiştir. 2003 yılında ülkenin güneyinde petrol rezervlerin keşfedilmesi, insanların yaşamlarının iyileştirilmesi için umut yaratmıştır. 2005 yılında, Deby bir referandum düzenleyerek başkanlar için anayasada konulan iki dönem sınırını kaldırarak ömür boyu olabilme şansını yaratmıştır. Anayasaya karşı yapılan bu darbeyi kabullenemeyen devletin üst düzey yöneticileri özellikle askerler, askeri muhalefeti başlatmıştır. 2006 başkanlık seçimlerinin Deby tarafından kazanılmasından sonra, başkentin kalbinde muhalefet ile ordu arasında yaklaşık bir hafta süren bir çatışma yaşanmıştır. Böylece 1963 yılında başlayan ve 1990’da durdurulan iç savaş, yeniden başlamıştır.[10]


2006 başkanlık seçimleri sonucunda, Deby 3. Dönem için başkan olmuştur. Bu durum iç savaşları tekrardan başlatmıştır. 13 Nisan 2006 tarihinde, başkent N’Djamena, Mahamat Nour Abdelkerim liderliğindeki Birleşik Değişim Cephesi’nin (FUC) isyancı grubu tarafından saldırıya uğramıştır. Başkentte patlak veren bu çatışma, yüzlerce sivilin ölümüne neden olmuştur. Fransa ve Çad arasında 1986’da imzalanan Askeri İş birliği Anlaşması adına müdahale eden Fransız ordusu, Deby’nin aleyhine ilerleyen çatışmayı, gidişatını değiştirerek askeri muhalefeti başkent dışına göndermiştir. 25 Ekim 2007 tarihinde hükümet ve askeri muhalefet gruplar arasında bir barış anlaşması imzalanmıştır. Ancak anlaşma daha önce imzalanan çoğu anlaşma gibi, uzun sürmemiştir. Ekim 2007’de doğu bölgelerde çatışmalar yeniden başlamıştır. Deby, 2011 ve 2016 seçimleri de öncekiler gibi tartışmalı bir şekilde yüksek bir oranla kazanmıştır. 2010 yılından sonra ülke ekonomik olarak rahatlanma dönemine girmiştir. Bu dönemde alt yapı ve kalkınma projeleri başlatılmış, ancak, ülkenin içinde bulunduğu rüşvet, dolandırıcılık ve adaletsizlik nedeniyle sadece küçük bir kısmı tamamlanmıştır. 2016 yılında petrol fiyatlarında meydana gelen düşüş, ülkeyi ciddi bir finansal krize sokmuştur.[11] Ülkeyi Dördüncü Cumhuriyete götüren 2018 Ulusal Kapsayıcı Forum, Deby rejiminin gücünü kötüye kullanmasını örtbas etmekten başka bir şey olmamıştır. Dünün diktatörlüğü bugünün gerçeklerine göre yeniden yapılandırılmıştır. Forum sonucunda, başkan adaylığı için 40 yaş sınırı, süre için 7 yıllık iki dönem belirlenmiştir.


Çad’ı otuz yılı aşkın bir süredir yöneten ve ölümünün arifesinde %79,32 oyla altıncı dönem için girdiği seçimde yeniden seçilen Déby, 20 Nisan 2021 tarihinde Çad ordusu ile “Çad Değişim ve Uyum Cephesi” (FACT) dalı bir silahlı grup arasında meydana gelen bir çatışma sırasında yaralanarak hayatını kaybetmiştir[12].


Déby’nin vefatından doğan boşluğu ve özellikle ülkenin içinde bulunduğu güvenlik tehdidinin kontrol altında tutmak gerekçesiyle ordunun 15 üst düzey isimlerinden oluşan bir Askeri Geçiş Konseyi (AGK) kurulmuş ve 18 aylık bir geçiş süresini ilan etmiştir. AGK’nin kurulması, ülkede bir nevi sükunetin oluşmasına neden olduğu şüphesizdir. Ancak, ülkenin anayasasında belirtildiği gibi cumhurbaşkanının olmadığı durumda Ulusal Meclis Başkanı başa gelmesi hususu uygulanmaması ve askeri konseyin devletin başına geçmesi ve özellikle AGK’nin başında Déby’nin oğlu Mahamat Idriss Déby’nin bulunması, sivil toplum kuruluşları, muhalefet ve çoğu vatandaş tarafından olumsuz karşılanmıştır. AGK, buna gerekçe olarak Ulusal Meclis başkanın rahatsız olduğunu ve bu nedenle geçici olarak cumhurbaşkanı görevini üstlenmenin gerektiğini açıklamıştır. Bu gerekçe daha sonra meclis başkanı tarafından da onaylanmıştır. Ancak anayasada başkan olmadığı durumda onun birinci yardımcısı bu görevi üstleneceği ve bunun da olmaması durumunda ikinci ve benzer şekilde dokuzuncu yardımcıya kadar bu yetki devrinin uzanabileceği yer almaktadır.[13]


Deby Sonrası Çad


Çad, sürekli bir istikrarsızlık yolunda kalmaya devam ediyor. Ordunun gücü aynı olmaya devam etse dahi, benzer veya daha da kötü sonuçlar beklenebilir. Ülkenin istikrara gidebilecek tek yolu, bütün siyasi ve sivil toplum kuruluşlarının dahil olduğu ve devletin temellerini yeniden atılacağı “Kapsayıcı Ulusal Forum” düzenlenmesidir. Bu kısa vadede askeri cuntanın iktidarı sivillere bırakması anlamına gelir. Toplumun her kesiminden oluşan bu Forum, yeni anayasa kurmakla mükellef olur.


Çad’ın içinde olduğu bu geçiş sürecinin temel unsurlarından biri, son 30 yıllık otoriter yönetimden çıkarılan dersleri açıkça inceleyen ulusal bir diyalogun düzenlenmesidir. Bu diyalog, alternatif bir ilerleme modeli etrafında fikir birliği oluşturacaktır. Çad muhalefet liderleri, 2021’de yapılmış cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce, defalarca böyle bir diyalog çağrısında bulunmuştur. Idriss Deby'nin ölümünün ardından, böyle bir eyleme açıkça ve acilen ihtiyaç duyulmaktadır. Bu doğrultuda, Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi, askeri cunta ile siyasi muhalifleri arasındaki diyaloğu geliştirmek amacıyla bir heyet gönderdi. Siyasi sistemde reform yapmayı amaçlayan ulusal bir konferansın düzenlenmesi, düşmanlıkların askıya alınmasına izin vermek, siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın tırmanmasını önlemeye yardımcı olacaktır.[14]


10 Ağustos 2021 Salı akşamı, Çad bağımsızlığının 61. yıldönümü arifesinde, Çad Ulusal Geçiş Konseyi başkanı Mahamat Idriss Deby Itno, hem siyasi ve askeri hareketlerin de dahil olduğu bir ulusal diyalogun yapılacağını duyurmuştur. Bu, “Yeni bir Çad” temellerini atmayı amaçlayan kapsayıcı bir ulusal diyalogdur. Ülkenin güvenliğinin tehdit edildiği bu süreçte, bütün Çadlıların en çok istediği şey, buydu. Devletin yeni lideri Mahamat Idriss Déby Itno’nun da bu yönde hareket ettiğini görülmektedir. Ancak, bu haberin açıklanmasının ardından, diyalog sürecinin uygulanmasıyla ve özellikle askeri muhalefetin nasıl dahil edileceğine ilişkin sorular akıllarda canlanmaya başlamıştır.


Silahlı Grupların Dahil Olduğu Bir Ulusal Diyalog Mümkün mü?


Haziran 2021’in sonunda, AGK başkanı Mahamat Idriss Deby, kapsayıcı ulusal diyalogun “Tertip Heyeti”ni atamıştır. Atanan heyetin görevi, fikir ve görüşlerin beyan edileceği kapsayıcı bir ortam hazırlamaktır. Ayrıca AGK, askeri muhalefeti de diyaloga davet etmek için bir Teknik Heyet görevlendirmiştir. Eski Çad Cumhurbaşkanı Goukouni Weddey’in başkanlığındaki bu heyet, siyasi-askeri gruplarla görüşmeleri sürdürmek ve onların diyaloga katılmasını sağlamakla mükelleftir. Teknik Heyet, kurulduğundan bu yana Paris, Bamako ve Kahire’de, askeri muhalefetin temsilcileriyle görüşmelere devam etmektedir. Askeri muhalefetlerin bazıları katılmak için aşırı/çok şartlar koşarken, bazıları anlaşıp diyaloğa katılmaya kabul etmiştir.[15]


Teknik Heyetin gözle görülür şekilde yorgun başkanı Weddeye, büyük ulusların tarihinin büyük krizlerle canlandığına inanmaktadır. Onun için, Çad da bu kuraldan kaçmamıştır. Savaşı yıkımının ve kalıntılarının sonsuza dek sona ermesi için diyalog yoluyla uygun bir formül bulma zamanı geldiğini vurgulayan Weddeye, Çad halkının ulusal birliği pekiştirmek için aynı diyalog, uzlaşma ve barış yolunu izleme konusunda ahlaki ve etik bir yükümlülüğü olduğunu da dile getirmiştir.[16]


Belirtilmesi gerekir ki, Teknik heyet, ulusal diyaloga giden yolda çok önemli bir konuma sahiptir. Zira sürecin başarısı, – yani uzun yıllar devam eden askeri muhalefetin sona ermesi – Teknik Heyetin başarısına bağlıdır. Ancak, Weddey’in cumhurbaşkanlık dönemine ve özellikle muhalif olduğu dönemlere bakıldığında ne ulusal barış ne ulusal egemenlik ne de barış sembolü olmaktan çok uzaktır. Zira Weddeye, kendi menfaatleri için defalarca ülkenin egemenliğini es geçmiştir. Bununla sınırlı kalmamış 1989 yılında Hissein Habré ile mücadele ederken, üstünlüğü elde etmek için Çad’ı Libya ile birleşme girişiminde bile bulunmuştur. Boş davalar uğruna binlerce gencin ölümüne neden olan bir liderden ne kadar beklenti olabilir? Askeri muhalefetin katılmadığı bir diyalog, ülkeye nasıl bir sürdürülebilir siyasi istikrar sağlayabilir?


Üstünde düşünülmesi gereken bir diğer soru ise: AGK gerçekten iktidarı bırakma gibi bir niyeti var mıdır? Kurulduğundan bu yana, AGK’nın bütün eylemlerine bakıldığından, bir “ortam hazırlama” gibi bir uğraşısı olduğu apaçıktır. Ulusal Geçiş Hükümet ve Ulusal Geçiş Konseyi’nin nasıl kurulduğuna ve kimlerden oluştuğuna bakıldığında bile akılda şüpheler canlanmaktadır. Kaldı ki, geçiş süreci başladığından bu yana devletin üst düzey makamlarında yapılan atamaların neredeyse tamamının partizanlık usulüyle yapılması, ayrıca bir göstergedir.


Sonuç


Geçmiş tecrübelerden yola çıkarak Çad’ın içinde bulunduğu geçiş süreci değirilecekse, iç savaşların, örtülü diktatörlük, adaletsizler ve rüşvetlerin yarattığı kâbus, bitmekten çok uzaktır. AGK’nın geldiğinden beri attığı adımlar, özgürlükçü ve demokratik bir diktatörlük rejiminin yeni versiyonunun başlayacağını işaret etmektedir. Halihazırda, ülke büyük bir belirsizlik içindedir. Bununla beraber, bugünlerde alt bölgenin en dinamik ordusu olarak Çad Milli Ordusu, milli bir anlayışla yürütülmediği için bir yanda bölgede emniyeti sağlamaya çalışırken, öte yanda kendi iç güvenliği için özellikle sivil muhalefet için bir iç tehdit oluşturmaktadır. Ülkenin yeni temelleri atılmasından ziyade askeriye gibi genel olarak güvenlikle ilgili kurum kuruluşlarına büyük bir reform getirilmesi gerekir. Ordu ve güvenlik kurumları milli olmadıkça yapılacak bütün diyaloglar, hiçbir ifade etmeyecektir. Zira kaostan fayda çıkaran önde gelen askeri yetkililer, her an siyasete müdahale etmeye hazır durumdadır. Bu şahısların devlet başkanıyla iş birliği içerinde olduğu düşünüldüğünde, siyasi anlamda ülkede istikrar beklemek ütopik olur. Militokrat rejimler, her zaman kaosun olmasını ister. Öyle ki, marifetlerine bir ihtiyaç duyulsun ve iktidarda varlıklarına bir bahane bulunsun.



[1] Marielle Debos (2013), Le métier des armes au Tchad. Le gouvernement de l'entre-guerres, Karthala, coll. « Les Afriques », 2013, 256 p., ISBN: 978-2-8111-0626-3. [2] Ahmat Saleh Boudoumi, (2013). La Victoire des Révoltés: Temoignage d'un enfant sooldat. CreateSpace Independent Publishing Platform, s. 60-65 [3] Goukouni Weddeye. (2008). Reportage RFI. https://www1.rfi.fr/actufr/articles/104/article_70216.asp [4] Oki Daggache, (2020). Ma contribution à l'histoire du FROLINAT. Edition CIM, s. 104 [5] Serge Ouitona (2021). Hissène Habré : un chef de guerre devenu un dictateur sanguinaire. Afrik.com. https://www.afrik.com/hissene-habre-un-chef-de-guerre-devenu-un-dictateur-sanguinaire [6] Goukouni Weddeye. (2008). Reportage RFI. https://www1.rfi.fr/actufr/articles/104/article_70216.asp [7] Oki Daggache, (2020). Ma contribution à l'histoire du FROLINAT. Edition CIM, s. 284 [8] Ahmat Saleh Boudoumi, (2013). La Victoire des Révoltés: Temoignage d'un enfant sooldat. CreateSpace Independent Publishing Platform, s. 60-65. [9] Jeune Afrique. (2017). Tchad : Hissène Habré condamné à la prison à perpétuité. https://www.jeuneafrique.com/432752/societe/tchad-hissene-habre-condamne-a-appel/ [10] Carole Assignon. (2021). Régime d'Idriss Déby, un système bien huilé. Deutsche Welle. https://www.dw.com/fr/régime-didriss-déby-un-système-bien-huilé/a-56515778 [11] Christophe, (2006). Une bataille, pas la guerre. Jeune Afrique. https://www.jeuneafrique.com/215831/archives-thematique/une-bataille-pas-la-guerre/ [12] Moussa Hissein Moussa. (2021). İdris Deby Itno’nun öldürülmesi ve Fransa’nın Sahel’de yalnızlaşması. Afrika Araştırma Merkezi, https://afam.org.tr/idris-deby-itnonun-oldurulmesi-ve-fransanin-sahelde-yalnizlasmasi/ [13] Joseph Siegle & Candace Cook, (2021). État des lieux des élections africaines de 2021. Centre d'Etudes Stratégique de l'Afrique. https://africacenter.org/fr/spotlight/2021-elections/#chad [14] Ndèye Khady LO & Rose-Marie Bouboutou. (2021). Idriss Deby Itno : comprendre la situation au Tchad au lendemain du décès du président. BBC News. https://www.bbc.com/afrique/region-56817098 [15] Pamgue Bienvenu (13.08.2021). Les membres du Comité d’organisation du dialogue inclusif connus. Tchadinfo https://tchadinfos.com/politique/decouvrez-le-bureau-executif-du-comite-dorganisation-du-dialogue-national-inclusif/ [16] Jules Doukoundjé. (2021). «Le temps du dialogue est arrivé», Goukouni Weddeye. IAL TCHA. https://www.ialtchad.com/index.php?option=com_k2&view=item&id=990:«-le-temps-du-dialogue-est-arrivé-»,-goukouni-weddeye&Itemid=588

84 görüntüleme