• Osman Kağan Yücel

Bülten | Kongo’da Darbe: CIA, Lumumba ve Soğuk Savaş

Bağımsızlığın hemen ardından Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ni temsilen bir heyetin ABD’ye yaptığı bir ziyarette Başkan Eisonhower, "Lumumba ile tanışmaktansa golf oynamayı [kırmızı] tercih ettiğini" söylemesi için bir danışman görevlendirerek görüşmeleri yarıda kesmesi Kongo’da yaşanacak talihsiz olayların canlı ve ürkütücü bir resmi çiziyordu. ABD için Kongo Başbakanı Patrice Lumumba tehlikeli ve Komünizm yanlısı bir fanatikten ibaretti. Bu Kongo’yu on yıllar boyunca istikrarsızlaştıracak bir gerilimin başlangıcıydı.


(Patrice Lumumba)


Afrika’da dekolonizasyon dönemi, Soğuk Savaş’ın hararetli yıllarına rastlaması nedeniyle kıta genelinde yaşanan bağımsızlık mücadelelerinde ABD-SSCB arasında kıyasına bir rekabetin yaşanmasına neden olmuştur. Bu ülkelerden biri 1960 yılında bağımsızlığını ilan eden Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ydi. 1960 yılında bağımsızlığın hemen ardından yapılan seçimleri Patrice Lumumba’nın kazanarak ülkenin ilk başbakanı oldu. Lumumba’nın kıtadaki diğer bağımsızlık hareketlerine liderlik eden ve ardından ülkelerini yönetmeye başlayan isimler gibi Pan Afrika fikriyle birlikte sosyalist düşünceyi benimsemesi, ABD’nin siyasi vizyonunda bu ülkelerin SSCB’ye yakın ilişkiler geliştirme potansiyeli doğurabileceği öngörüsü oluşturdu. Bu ABD’nin ülkeye müdahalesi, CIA operasyonları, suikast ve infazlarla dolu bir dönemin işaret fişeği oldu.


CIA ve Afrika


Kasım 1959'da CIA, özel bir Afrika bölümü oluşturdu. İngiliz araştırmacı Susan Williams'a göre, CIA'nın Afrika'daki varlık amacı, akla gelebilecek her şekilde, kıta genelinde Amerikan gücünü güvence altına almaktı. CIA ajanları teşkilatın 12 yıl önceki kuruluşundan bu yana kıtada mevcuttu. Ancak giderek daha fazla Afrika ülkesi Avrupalı sömürgeci güçlerden özgürleştikçe, Soğuk Savaş paranoyası Amerika Birleşik Devletleri’ni, Afrika kamuoyunu ve Afrika hükümetlerini kontrol etmeye yönlendirdi. Bunun en somut örneği 1957’deki bağımsızlıktan sonra Gana’da yaşanan gelişmelerdir. Gana Başkanı Kwame Nukrumah kıtadaki Pan Afrika fikrinin teorisyenleri arasında olmasının yanı sıra bunu teşvik etmek için üstlendiği rol kısa sürede Batı karşıtı bir pratiğe tekabül etti. Nukrumah bir Çin ziyareti kapsamında Pekin’deyken gerçekleşen askeri darbeye maruz kaldı ve böylece hayatını kurtarmış oldu. Ama Kongo’nun ilk Başbakanı Lumumba onun kadar şanlı değildi.


Lumumba’ya darbe ve Uranyum


Dönemin CIA direktörü Allen Dulles Williams'a göre "Castro'dan daha kötü" olarak nitelendirdiği karizmatik bir solcu olan Başbakan Patrice Lumumba Kongo’nun bağımsızlık mücadelesi ve sonrasında en önemli figür olarak öne çıkmıştır. Siyah karşıtı önyargı ve Soğuk Savaş histerisinin bir kombinasyonuyla kör olan Amerikan casusları ve diplomatları, Lumumba'yı yanlış bir şekilde bir Sovyet taraftarı olarak yaftalamışlardı. Kongo'nun bağımsızlığından önce bile, ABD Hükümeti, ABD yanlısı liderleri belirleyip destekleyerek Batı yanlısı bir hükümetin seçilmesini sağlamaya çalıştı. Ağustos 1960'ta Leopoldville'deki CIA istasyonundan giden bir rapor Washington'u, Başbakan Lumumba'nın yakın bir gelecekte durdurulmaması halinde, onun güçlü bir adam olacağı ve Komünistlerin etkisi altında veya tamamen Komünistler tarafından kontrol edilen bir hükümet kuracağı konusunda uyardı. Washington, Lumumba'nın yerini almak amacıyla Kongo'daki bir operasyon için sınırlı fonlara izin verdi. Batı yanlısı bir grupla, bu fonlar, ABD Hükümeti'ni bir kaynak olarak gizleyecek şekilde kanalize edilecekti.


ABD'li yetkililerin zaten Komünist yanlısı bir radikal olduğuna inandığı yeni Kongo Başbakanı Patrice Lumumba, Katanga bölgesinin ülkeden ayrılma ilanı sonrasında başlayan karışıklığı bastırmak arzusuyla siyasi destek ve askeri yardım için Sovyetler Birliği'ne başvurdu ve ABD'li politika yapıcıların endişelerini doğruladı. Ağustos 1960'ta ABD Hükümeti, Kongo'da, başlangıçta Lumumba'yı ortadan kaldırmayı amaçlayan gizli bir siyasi program başlattı. Lumumba’yı iktidardan uzaklaştırmak ve onun yerine daha ılımlı, Batı yanlısı bir lider getirmek bu programın bir parçasıydı. ABD hükümeti öncelikle Lumumba karşıtı siyasi kanada askeri ve mali destekler sağladı. Aynı zamanda, Başkan Eisenhower'ın 18 Ağustos 1960'taki bir toplantıda yaptığı açıklamalardan alınan yetkiye dayanarak, Lumumba'ya suikast düzenlemek için son derece hassas, sıkıca tutulan planlar geliştirilmeye başlandı. Lumumba, eylülde Devlet Başkanı Kasavu bu tarafından yasal meşruiyetinin kalmadığı öne sürülerek görevinden el çektirildi.


(Patrice Lumumba)


ABD'li yetkililerin zaten Komünist yanlısı bir radikal olduğuna inandığı yeni Kongo Başbakanı Patrice Lumumba, Katanga bölgesinin ülkeden ayrılma ilanı sonrasında başlayan karışıklığı bastırmak arzusuyla siyasi destek ve askeri yardım için Sovyetler Birliği'ne başvurdu ve ABD'li politika yapıcıların endişelerini doğruladı. Ağustos 1960'ta ABD Hükümeti, Kongo'da, başlangıçta Lumumba'yı ortadan kaldırmayı amaçlayan gizli bir siyasi program başlattı. Lumumba’yı iktidardan uzaklaştırmak ve onun yerine daha ılımlı, Batı yanlısı bir lider getirmek bu programın bir parçasıydı. ABD hükümeti öncelikle Lumumba karşıtı siyasi kanada askeri ve mali destekler sağladı. Aynı zamanda, Başkan Eisenhower'ın 18 Ağustos 1960'taki bir toplantıda yaptığı açıklamalardan alınan yetkiye dayanarak, Lumumba'ya suikast düzenlemek için son derece hassas, sıkıca tutulan planlar geliştirilmeye başlandı. Lumumba, eylülde Devlet Başkanı Kasavubu tarafından yasal meşruiyetinin kalmadığı öne sürülerek görevinden el çektirildi.


14 Eylül 1960'ta Kongo Ordusu Genelkurmay Başkanı Joseph Mobutu, ülkeyi geçici olarak yönetmek için bir darbe gerçekleştirdi. İstasyon, yeni hükümete, genel bir gizli destek programının parçası olarak, daha önce kurulmuş olan ve Birleşik Devletler'e atfedilemeyen kanalı kullanarak gizli fonlar sağladı. Bu fonlar kitlesel gösteriler düzenlemek, anti-Komünist broşürler dağıtmak ve yayınlar için propaganda malzemesi sağlamak amacıyla kullanılacaktı. Gizli operasyonları onaylamak ve denetlemek için kurulan üst düzey departmanlar arası grup olan Özel Grup (daha sonra 303 Komitesi), Lumumba'nın kontrolü yeniden ele geçirmesini önlemek için Mobuto'nun fiili hükümetini güçlendirmek için büyük fonların ilk onayını verdi, 27 Ekim 1960'ta ABD'nin gizli desteği, ardından gelen bir dizi siyasi kriz sırasında devam etti.


(Patrice Lumumba'nın Tutuklanışı)


Bu arada Patrice Lumumba, Leopoldville’de BM korumasında ev hapsinde tutulduğu evinden ayrılarak, yönetimi yeniden ele geçirmek için yeni bir isyan dalgası oluşturmayı amaçlıyordu. Elbette CIA tarafından yakından takip edildiğinin farkında değildi. Mobutu’nun askerleri tarafından kuşatıldığı bölgede BM karargahına sığınmaya çalışan Lumumba buradan olumsuz yanıt alınca Mobutu’nun askerleri tarafından tutuklanarak, hapsedildi. Lumumba’nın serbest kalması için BM, SSCB ve Batılı hükümetler arasında yapılan müzakereler ve karşılıklı suçlamalar devam ederken Patrice Lumumba, Patrice Lumumba tutuklu bulunduğu başkentteki hapishaneden alınarak Joseph Kasavubu ve Joseph Mobutu'nun emri ile bağımsızlığını ilan eden ve Lumumba'nın siyasi alandaki baş düşmanı Tshombe'nin emrinde bulunan Katanga bölgesine nakledildi ve ertesi gün arkadaşları ile kurşuna dizildi.


2002 yılının Temmuz ayıda ABD hükümeti, CIA’in Mobutu'ya silah ve askeri eğitim sağlayarak Lumumba'nın öldürülmesinde rol oynadığını ortaya çıkaran belgeleri açıkladı. Aradan geçen bu kadar zaman Lumumba’nın sadece Sovyetler’e yakın olduğu için mi öldürüldü sorusunu yeniden gündeme getirmektedir. Halbuki ideolojik ve küresel rekabetin yanı sıra olayın arkasında ABD’nin Kongo’daki doğal kaynaklar üzerindeki tasarrufu görmezden gelinmemelidir. Kongo'nun Katanga eyaletindeki dünyanın en büyük uranyum madeni olan Shinkolobwe Soğuk Savaş nükleer silahlanması için önemli stratejik noktalardan biriyidi. 1940’larda, Hiroşima ve Nagazaki'yi harap eden ilk atom bombalarını üreten Manhattan Projesi'ni bu uranyum kaynakları sağladı. Shinkolobwe, 1950'lerin Amerikan nükleer silahlanmasında ana kaynak olarak olmayı sürdürdü.


Hammarskjöld ölümü: Kaza mı suikast mi?


Kongo'nun 30 Haziran 1960'ta bağımsızlığını kazanmasından 3 hafta sonra ülkede kargaşa ve ayaklanma patlak verdi Katanga Eyaleti Başkanı Moise Tshombe Kongo’dan ayrıldığı ilan ederek kargaşayı daha tırmandırdı. BM’nin ikinci Genel Sekreteri Dag Hammarskjöld görevinin ilk yıllarında Ortadoğu'da İsrail ile Arap devletleri arasındaki savaş ve savaş tehlikesi konularıyla ilgilendi. Kongo’daki siyasi karışıklığın askeri çatışmaya dönüşmemesi için yoğun gayretler gösteren Hammarskjöld, SSCB’nin yoğun eleştirilerine rağmen ülkeyi saran karışıklıkları durdurmak amacıyla bölgeye BM'ye bağlı birlikler gönderdi. Hammarskjöld Kongo'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Katanga eyaleti Başkanı Moise Tshombe'yle ülkede barış sağlanması için görüşmelerde bulunmak üzere Kongo'ya giderken meydana gelen bir uçak kazasında öldü. Olaydan yıllar sonra ortaya çıkan belgelere göre yaşananların kaza değil suikast olduğuna dair kuşkuları arttırdı. Susan Williams’a göre bu olayı açıklanan gizli mesajlaşma bilgilerine dayandırarak “yüzyılın istihbarat darbesi” olarak kutladı. Zambiya’da gerçekleşen bu uçak kazası Kongo’da 1960-61 yılları arasında yaşanan olaylar döngüsünün son halkası olarak kabul edilebilir. Birleşik Krallık ve ABD, Hammarskjöld ve çevresinin ölümleriyle ilgili içeriden öğrenilen bilgileri henüz açıklamadı. Gizli ajanları da Lumumba'yı öldürmek için yapılan görüşmelere dahil oldu. Katanga'da kaçırılması, işkence görmesi ve infazına doğrudan katılmasalar da gündemlerine uyuyordu.

6 görüntüleme