• Alioune Aboutalib Lô

Bülten | Çin'in Afrika'daki Ekonomik Politikasında Temel Unsurlar

Çin artık Afrika ülkelerinin en önemli ortaklarından biri olarak görülmektedir. Pekin, proaktif ve çok boyutlu bir diplomasiyle kıtadaki etkisini artırmayı başarmıştır. Bu makalede; Afrika-Çin ilişkilerinin arka planında yatan ve sömürgeleştirme döneminden bu yüzyılın başına kadar uzanan tarihsel süreç ele alınacaktır. Ardından makale, Çin’in Afrika'daki ekonomi politikasının temel unsurlarına ve Afrika'da edindiği önemli yeri gösteren istatistiklere odaklanmaktadır.



Çin-Afrika İlişkilerinin Tarihsel Arka Planı


Çin; öncelikli olarak sömürgeci ve emperyalist süper güçlere karşı Afrika ülkelerini destekleyerek, ikinci olarak ise kıta ile ortak bir tarihe sahip olduğunu düşünerek bu kıta ile her zaman oldukça önemli bir ilişki tesis etmiştir. Çin'in sömürgecilik ve emperyalizme karşı verdiği mücadele, Afrika ülkeleriyle 1955'teki Bandung Konferansı'nda aralarındaki teması kolaylaştıran ortak bir paydaya sahip olmuştur. Bu konferans, her iki katılımcı için de dünyanın jeopolitik olarak iki kutuplu hale geldiği bir bağlamda, bağlantısızlık pozisyonunu çerçevelemek ve karşılıklı bir güney-güney iş birliği başlatmak için bir araya geldiği bir görüşme olma özelliğine sahiptir. Zhou Enlai'nin 1963 ve 1964 yılları arasındaki Afrika turu, özellikle Afrika-Çin ilişkilerini güçlendirmiştir. Nitekim 1970'lerin sonuna gelindiğinde Çin'in 44 Afrika ülkesiyle diplomatik bağı olmuştur. 1980'ler ve 1990'lar boyunca, Pekin'in Afrika'ya olan büyük ilgisi; 1996 yılında Başkan Jiang Zeming'in Afrika turu ile teyit edilmiş ve samimi bir dostluk, birbirlerine eşit davranma, dayanışma ve iş birliği, ortak kalkınma ve geleceğe bakma yoluyla tüm Afrika ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirme arzusunu ifade etmiştir. 2006 yılında Pekin, büyük ticari iş birliği de dahil olmak üzere, ekonomik diplomasiye odaklanarak ve aynı zamanda inşaat ve altyapılara da önem vererek kıta ile ilişkilerini geliştirmek amacıyla Afrika'ya yönelik iddialı bir politikanın çerçevesini çizmiştir. 2000'de oluşturulan FOCAC (Çin-Afrika İş Birliği Forumu) platformu çerçevesinde Çin ve Afrika arasındaki iş birliği, Çin'in 2008-2018 yılları arasında Afrika ülkelerine yaptığı 41 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım ve yaklaşık 126 milyar dolarlık kredi ile sembolize edilen yüksek bir seviyeye ulaşmıştır. Bu ekonomik diplomasi atağı, bir yumuşak güç aracı olarak Çin kamu diplomasisinin güçlendirilmesiyle de pekiştirilmiştir.


Çin'in Afrika'daki Ekonomik Politikası: Ticaret ve Altyapının Önemi


Çin'in ekonomi modeli, sahip olduğu ticari ilişkiler ve büyük sanayi sektörü aracılığıyla güçlendirilmektedir. Yaklaşık 1,5 milyar nüfuslu bir pazar olan Afrika; Çin sanayisi için olduğu kadar, diplomatik hedefleri için de bir alternatiftir. Örneğin 2008 Olimpiyat Oyunları’nın Pekin'e verilmesinde Afrika ülkelerinin desteği önem arz etmiştir. Ancak Çin'in Afrika ile yakınlaşması, Afrika ekonomisinin değişkenlerinin tamamlayıcılığı ve Çin ekonomik ve endüstriyel teknolojisinin başarısı ile daha da kolaylaşmıştır. Tsinghua Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Profesörü Tang Xiaoyang, "Çin ve Afrika sanayi zincirleri ve ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduğu kanıtlanmıştır." demiştir. İnanılmaz doğal kaynaklara sahip bir kıta olan Afrika, yirmi yıldır ekonomik dönüşümün ortasında olan ve enerji ve kaynaklara ihtiyaç duyan Çin'i doğal olarak cezbetmiştir. Çin'in Afrika'daki varlığı ve ekonomik diplomasisi; ticaret, yardım ve yatırıma odaklanmaktadır. Afrika'da 10.000'den fazla Çinli şirket bulunmaktadır ve bunların çoğu enerji, ulaşım ve kaynak sektörlerinde çalışmakta olup devlete ait şirketlerdir. Çin'in Afrika'daki ekonomik diplomasisi özellikle üç modele dayanmaktadır. Birincisi, 1970 yılında Çin tarafından sunulan Tanzanya-Zambiya Demiryolu gibi ekonomik ve teknik desteklere ve yardım temelli projelere dayanan saf yardım modelidir. Bu model, Çin stratejisinin küçük bir bölümünü temsil etse de hâlen sürdürülmektedir. Ayrıca Ebola ve Covid-19 ile mücadeleye yardımcı olmak için Gine'de olduğu gibi, tıbbi ekipler konuşlandırarak tıbbi yardım da sunmaktadır. İkincisi, üretim ve enerji kaynaklarının çıkarılmasına odaklanan saf yatırım modelidir. Burada PetroChina, Sinopec ve CNOOC gibi devlete ait şirketler kıtada çok daha fazla yer almaktadır. Bu Çinli şirketler daha çok Nijerya, Angola, Güney Afrika veya Sudan'da faaliyet göstermektedir. Örneğin Angola, Çin'in en büyük ikinci petrol kaynağıdır ve Sudan'ın toplam petrol ihracatının %5'i Çin'e gitmektedir. Çin Demir Dışı Metaller Grubu da Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Zambiya'da bu alanda çalışmaktadır. Üçüncü olarak Çin, daha çok petrole erişimi sağlamanın bir yolu olsa da yardım ve ticareti birleştiren bir model yaratmaya çalışmıştır. Çin İhracat-İthalat Bankası ve Çin Kalkınma Bankası, Angola ve Kenya'daki demiryolu inşaatı projeleri gibi stratejik altyapı inşa etmek için Afrika ülkelerine tercihli krediler vermektedir. Ancak bu devasa ticari krediler petrolle garanti altına alınmaktadır.


Çin'in ekonomi diplomasisinin başarısı, Batılıların Afrika'daki politikalarının aksine, paternalist olmayan politikası sayesinde de kolaylaşmaktadır. Lahtinen, Batı'nın demokratik idealler talep etmesinin ve diğer uluslara kendilerini nasıl yöneteceklerini söylemesinin aksine, Çin'in Afrika'ya desteğini ve "pratik sonuçlara" ulaşma arzusunu vurguladığının altını çizmiştir. Ayrıca Çin, Afrika uluslarının siyasi değişkenlerine önem vermeyen veya herhangi bir siyasi veya ekonomik sınırı olmayan (Tayvan ile herhangi bir resmi diplomatik bağı yasaklayan ön koşul dışında) bir müdahale etmeme politikasını desteklemektedir.



Rakamlarla Çin-Afrika


Çin Gümrükler Genel İdaresi'ne göre, Çin ve Afrika arasındaki ikili ticaret 2021 yılında 2020 yılına göre %35,3 artışla 254,3 milyar dolara ulaşmıştır. Afrika'dan Çin'e 105,9 milyar dolar değerinde mal ihracatı yapılırken ve Çin'in Afrika'dan petrol, değerli mineraller ve metal ithalatının önemi giderek artarken, tarım ürünleri ve imalat malları önde gelmektedir. Bununla birlikte, Afrika'daki Çin kredileriyle ilgili olarak, özellikle altyapı konusunda yavaşlama eğilimi görülmektedir. 2017 yılında Çin bankaları Afrika'ya 11 milyar dolar kredi verirken, bu miktar git gide azalmakta ve 2020 yılında 3,3 milyar dolara düşmektedir. Yine de Çin bu sektörde bölgedeki en büyük yatırımcı konumundadır. Ancak Covid-19 ve tedarik zincirinin bozulması nedeniyle borsalar büyük ölçüde etkilenmiştir. Doğrudan yatırımla ilgili olarak Çin, aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi toplam sermaye açısından da Afrika'daki en büyük yatırımcıdır. Bir diğer önemli gerçek ise, CGDev'de teknoloji ve gelişim direktörü ve kıdemli araştırmacı Charles Kenny’nin öne attığı, 2020 yılında Afrika'da 50 milyon dolar ve üzeri değere sahip tüm inşaat projelerinin %31'inin Çin tarafından finanse edileceği tahminidir.


Afrika'ya Yapılan Doğrudan Yabancı Yatırım (FDI) 2014-2018

Kaynak: FDI Intelligence ve EY Afrika Çekicilik Raporu, 2019.


Çin'in Afrikalı ilk 3 ihracat ortağı (2020) Güney Afrika, Angola ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti olup bu durum özellikle yukarıda belirtildiği gibi, Çinli şirketlerin petrol ve maden kaynakları sağlamak üzere bu ülkelerdeki varlığıyla açıklanmaktadır. İthalat ortaklarının ilk 3'üne Nijerya, Güney Afrika ve Mısır hakimdir.


Çin'in varlığı ekonomik perspektifte açıkça güçlenmektedir. Çin'in ekonomik diplomasisi son yirmi yılda önemli bir trend haline gelmiştir ve bu yüzyılda Çin'in dış politikasının ana çerçevesini oluşturmaktadır. Afrika ile yumuşak güç araçlarını ve ticareti bir araya getiren strateji, ülkeye Afrika'nın siyasi yapılanmasında baskın bir yer kazandırmıştır. Bu durum, kıtada ivme kaybeden Batılı ülkeleri bile endişelendirmektedir. Afrika, süper güçler arasındaki ekonomik rekabetin yeni bir zemini olacak gibi görünmektedir. Eğer Çin kıtada iyi bir imaja sahip olur ve teknoloji transferi konusundaki angajmanlarına saygı gösterirse, gelecekte ABD gibi Batılı güçlerin Afrika'daki diplomatik ve siyasi nüfuzlarını korumaları zorlaşacaktır. Nitekim artık diplomatik tercihler, ekonomik avantajlar tarafından yönlendirilmektedir.


Referanslar;


Cheng, Kang-Chun. “Why African Governments Are Seduced by China’s Economic Diplomacy.” The Africa Report.com, March 22, 2022. https://www.theafricareport.com/186248/why-african-governments-areseduced-by-chinas-economic-diplomacy/.


China Africa Research Initiative. “Data: China-Africa Trade.” Accessed August 20, 2022. http://www.sais-cari.org/data-china-africa-trade.


FMPRC. “China’s Policy towards Africa.” Accessed August 19, 2022. https://www.fmprc.gov.cn/ce/ceza/eng/zghfz/zfgx/t165330.htm.


Lahtinen, Anja. China’s Diplomacy and Economic Activities in Africa. Cham: Springer International Publishing, 2018. https://doi.org/10.1007/978-3-319-69353-8.


Subban, Virusha. “Africa: China’s Trade Ties with the Continent Continue to Strengthen.” Global Compliance News, June 14, 2022. https://www.globalcompliancenews.com/2022/06/14/africa-chinas-trad e-ties-with-the-continent-continue-to-strengthen-31052022/.


Xiaoyang, Tang. “Economic Diplomacy Between China and Africa: Transformation and Restructuring.” Carnegie Endowment for International Peace. Accessed August 18, 2022. https://carnegietsinghua.org/2015/01/15/economic-diplomacy-between -china-and-africa-transformation-and-restructuring-pub-58880.

11 görüntüleme