top of page
  • Endris Mekonnen Faris

Bülten | Çin-Afrika Ekonomik İlişkileri Afrika'ya Ne Getirdi?

Güncelleme tarihi: 8 Ara 2022

Mevcut Gerçekler Temelinde Düşünmek


Afrika uluslarının bağımsızlığı dışında kalanların tümünün damgasını vurduğu ezici on yılların ardından kıtanın, Çin'in yaygınlığı üzerindeki hakimiyeti geldi. Bu durum, yavaş yavaş, Çin'in fiili liderliğini gören Afrika kıtasının yeni bağımsız devletlerinin katıldığı 1960'ların Bağlantısızlar Hareketi ilişkisine dönüştü. Soğuk Savaş sonrası son birkaç on yılda Çin, genel olarak tüm alanlarda ve özel olarak ekonomik alanda Afrika'nın her yerde bulunmasında etkili olan ve önde gelen aktör olarak ortaya çıktı.



Batılı güçlerin geçmişten beri süregelen varlığının aksine; Çin'in Afrika'nın her köşesindeki görünür varlığı, kamuoyundaki yansımasına paralel olarak, muhalifleri ve savunucuları çekmiştir. Çin'in Afrika ekonomik işlerine katılımını eleştirenler; özellikle Pekin'in çeşitli ulusların liderleriyle daha yakın ilişkileri sebebiyle Çin'i yeni sömürgecilik eğilimiyle suçlamaktadırlar. Bununla beraber, insan hakları ihlallerine neden olan antidemokratik uygulamalar, siyasi istikrarsızlık ve büyüyen otoriterlik sarmalına işaret etmektedirler. Çin varlığının savunucuları yukarıda bahsedilen eleştirileri inkar etmese de, Afrika'nın değişiminin gerçekleşmesi için anahtar olduğunu iddia ettikleri, Afrika'nın üretebileceği maddi faydalara öncelik vermektedirler. Ancak bu durum, ulusun Çin'in şimdiye kadar kıtadaki devasa varlığından ne kazandığı sorusunu akla getirmektedir.


Çin'in Afrika'daki Varlığı Ne Kadar Büyük?


Afro-Çin büyüyen ilişkisi, kıtanın genel olarak Batı ve özel olarak eski sömürge ülkeleriyle sahip olmaya devam etmesi, çok bilinen geleneğe bir alternatif sunmaktadır. Batı artık Afrika'nın tek baskın gücü değildir. Çin'in kıtadaki fiziksel varlığı açısından ilişkisinin ne kadar büyük olduğu, en önemli sorulardan biridir. Çin'in Afrika topraklarına aktif erişimi daha askeri ve ekonomik, daha az siyasi ve diplomatiktir. Afrika, Çin'in ekonomik limanı haline geldiği gibi, 21. yüzyılın başlangıcından bu yana sadece yirmi yıl içinde en büyük ekonomik ortak haline gelmiştir. Bununla birlikte, devam eden varlığı düzensiz görünüyor ve ekonomiden askeri varlığa kadar değişiyor.


Raporlar, Çin'in önemli ekonomik yatırımlarının kıtanın yaklaşık %65'ini kapsayan 35'ten fazla ülkede 10.000'den fazla Çinli işletmeyle Afrika'da yayıldığını göstermektedir. Son yirmi yılda Çin, Afrika'nın 54 ülkesini kapsayan ve sadece dört ülkeden ihracat yapan önemli bir ticari aktör haline gelmiştir. Şekil, Pekin'i Afrika'nın yakın tarihteki en büyük ekonomik ortağı yapan Çin'in ekonomik faaliyetlerinin geniş coğrafi varlığını göstermektedir. Afrobarometer'e göre, Çin ekonomik faaliyetinin bu üstün varlığı, sahadaki Afrikalılar tarafından hissedilmektedir.


Ekonomik sektördeki yaygın varlığa kıyasla sayıca daha az olmasına rağmen, Çin'in Afrika'daki askeri varlığının büyüklüğü eşit derecede hissedilmektedir. Çin'in Afrika'daki ekonomik etkisinin kıta genelinde her yerde bulunması, yavaş ama önemli ölçüde askeri tesisler aracılığıyla güvenlik etkisine dönüştürülmektedir. Çin, 50'den fazla Afrika ülkesini bir araya getiren ilk savunma ve güvenlik forumuna ev sahipliği yapmayı başarmıştır. Ayrıca Çin, ülkelerin çeşitli şekillerde askeri ve askeri yardıma daha fazla harcama yapmasına yardımcı olmayı amaçlayan krediler sağlayarak, Afrika'nın güvenlik mekanizmalarını kullanmaya devam etmektedir. Çin'in Afrika'daki iddialı bir şekilde büyüyen askeri varlığı, birkaç Afrika ülkesiyle askeri üsler inşa ederek v ortak askeri tatbikatlar yaparak gerçekleştiriyor.



Çin'in Afrika'daki Onlarca Yıllık Ekonomik Varlığının Artıları ve Eksileri


Çin-Afrika ilişkilerinin gözlemcileri arasında, Çin'in odağını Afrika'ya çevirmesine neyin yol açtığı konusunda önemli bir fikir birliği bulunmaktadır. Bu fikirlerden ikisi öne çıkmaktadır.


Üzerinde anlaşmaya varılan ilk neden; siyasi olarak büyüyen Çin'in uzun süredir Batılı güçlerle ilişki içinde olduğu bölgesel rekabetin devam etmesiyle ilgilidir. Batı ve Çin, Afrika'da rekabet etmekte olduğu gibi ve Afrika'nın jeo-stratejik olarak konumlandığı Küresel Güney'in daha geniş alanında nüfuz için rekabet etmeye de devam etmektedirler. Afrika topraklarında büyüyen bu varlık, Pekin'in dünya çapındaki hakimiyetini pekiştirmesine yardımcı olmak için Çin'e siyasi meşruiyet kazandırma potansiyeline sahiptir.


İkinci ama aynı zamanda Çin'in Afrika'daki varlığına ilişkin büyük ölçüde açık olan anlayış, yirminci yüzyılın başlarında Avrupa güçlerini harekete geçiren nedenlere benzer özelliklere sahiptir. Çin ekonomisi genişledikçe ve bu durum, hammaddelere ve satış için pazarlara büyük erişim gerektirdiğinden, Afrika tüm bunları karşılamak için eşsiz bir fırsat olarak karşımıza çıkmaktadır. Altyapı geliştirme, ticaret ve yatırım yoluyla Afrika'da kesintisiz bir ekonomik varlığa sahip olan Çin’in, şu ana dek hangi büyük artı ve eksileri kaydettiği önem arz etmektedir.


Çin'in Afrika'daki muazzam ekonomik varlığının olumlu yanını oluşturan oluşum katmanları, kıtaya farklı şekillerde, nispeten özgün ve hızlı bir nakit akışı sağlamaktadır. Bazı Afrika ülkeleri, Çin'in kalkınma projelerinde finansmana erişim için alternatif sunan güvenilir bir ortak olduğu konusunda cesaret verici bir his uyandırmaktadır. Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayınlanan ampirik kanıtlar, Pekin'in Afrika'daki ekonomik varlığının Çinli işletmelerin aktif olduğu ülkelerde olumlu bir etkisi olduğunu göstermektedir.


Dahası, psikolojik ve ahlaki açıdan, Afrika'daki sosyal söylemler, Çin'in birkaç Afrika ülkesiyle oldukça eşit zeminde ve tarihsel olumsuz bir arka plan olmadan etkileşime girdiğine işaret etmektedir. Afrikalı politikacılar tarafından dile getirilen pek çok söylemde, Çin'le kurulan ilişkilerde, Batı’ya kıstasla daha onurlu ve rahat hissettiklerini okumak alışılmadık bir durum değildir. Zira Batı, kendilerine hâlâ üstünlük duygusuyla yaklaşan ve sömürgeciliği anımsatan sömürücü bir tavırla hareket etmektedir.


Çin'in ekonomik varlığının olumsuz tarafında, ezici odak esas olarak dört tema üzerinde durulmaktadır. Bunlar; yolsuzluklar, konsolide otoriterlik, düşük kaliteli üretimler ve Afrika ekonomisinde etkili bir büyümenin olmamasıdır.


Yolsuzluklar, bir dizi Afrika ülkesinde zaten yaygın bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Yakın zamanda yayınlanan bir araştırma bulgusu, Afrika'daki yolsuzluğun Çin'den gelen Doğrudan Yabancı Yatırım (DYY) ile önemli ölçüde ilişkili olduğunu öne sürmüştür.


Demokratik olmayan Çin, başka yerlerdeki demokratik olmayan uygulamaları teşvik etmekte ve pekiştirmektedir. Çin’in Afrika'daki ekonomik varlığı, güçlü finans tarafından cesaretlendirilen kıtada da aynı şeyi yapmaktadır. Kıtadaki demokratik olmayan rejimler, çoğu otoriter kuralları güçlendirmek ve genişletmek için kullanıldığı bilinen herhangi bir geçerli hesap verebilirlik olmaksızın, Çin'den ekonomik faaliyetler planı kapsamında büyük miktarda finansman almaktadır. Ayrıca araştırmalar, Çin'in Afrika'daki ekonomik işbirliğinin; AB ve diğer Batılı güçlerin demokratik yapıları destekleme çabalarını olumsuz etkilediğine işaret etmektedir.


Afrika'da Çin ürünlerinin kalitesiz olduğu konusundaki sosyal söylem, oldukça cesur bir tavırla oluşturulmuştur. Dünyanın imalatçısı Çin, Afrika pazarının talep ettiği her türlü ürünü ülkenin satın alma gücüne uygun olarak üretmektedir. Bununla birlikte, kaliteler oldukça büyük ölçüde tehlikeye girmektedir. Bir araştırmaya göre, "Made in China" ticari markası, yaygın olarak düşük kalite, ucuzluk ve sahtecilikle eş anlamlıdır. Başta Çin'den ithal edilen ürünlerin kalitesini kontrol etmek açısından tüketici memnuniyeti üzerinde çalışan herhangi bir hükümet ve sivil toplum kuruluşunun yokluğu göz önüne alındığında; Pekin’in, Afrika pazarına düşük kaliteli ürünleri atmak için özgür bir ortama sahip olduğu görülmektedir.


Son olarak, Afrika toplumlarında güçlü toplumsal gerçekliği oluşturan bu gözlemlenebilir olgu için Çin'e karşı artan kırgınlığı görmek yeterlidir. İddiaya göre, Çin'in Afrika'daki devasa ekonomik varlığı, Çin'i Afrika'dan çok daha fazla destekleyen bir fayda yaratmakta ve bu durum da da ondan yararlanmaya devam eden Avrupa ve diğer Batılı güçlere benzemektedir.


Refaranslar:


https://www.usip.org/publications/2021/06/countering-china-continent-look-african-views


https://www.economist.com/special-report/2022/05/20/how-chinese-firms-have-changed-africa


https://www.afrobarometer.org/


https://www.imf.org/-/media/Files/Publications/WP/2022/English/wpiea2022046-print-pdf.ashx


https://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/09726527221073981


https://library.oapen.org/bitstream/id/149adf00-a147-4722-aba2-3cc90e83006c/1002093.pdf


https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/23311886.2022.2051789


https://academic.oup.com/book/42633/chapter/358094768

8 görüntüleme
bottom of page