• Idris Mekonnen

Analiz | Kıta Dışı Güçlerin Afrika’daki Askeri Üsleri Bağlamında Afrika Boynuzunun Eleştirel Okuması

Güncelleme tarihi: Tem 13



Afrika Boynuzu, Tehlikeli Siyasi İstikrarını Artırmak İçin Yabancı Askeri Üslerle Fazla Yoğunlaşmış Durumda


Afrika Boynuzu'ndaki sekiz kurucu ülkeden[1] dördü, Afrikalı olmayan büyük ve yükselen güçlerin askeri üslerine ev sahipliği yapıyor. Eldeki veriler[2], şimdiye kadar çok sayıda yabancı gücün bölgede askeri üs kurduğunu gösteriyor. Daha güçlü devletler kararlı askeri varlıklarını zaten gösterdiği için[3], sayı kısa sürede kaçınılmaz şekilde artış gösteriyor. Boynuzdaki Devletler de kendi topraklarında daha fazla yabancı silahlı kuvveti barındırmaya istekli görünmekteler.[4]


Öngörülebilir dönemde bölge, birbirine rakip Afrikalı olmayan güçlerin tam askeri kontrolleri altına aldığı olağanüstü bir askeri bölgeye dönüşecek, bu, bölgeyi askerileştirme riskini beraberinde getirecek ve böylece ülkelerin müşterek çıkar yelpazesine aykırı bir dizi başka ciddi sonuçlara yol açacaktır.


Askeri Üslere Sahip Olmak için Farklı Gerekçeler, Benzer Faaliyetler

Bütün yabancı güçlerin askeri varlığı, önemli yalın bir gerçeğe indirgeniyor: Boynuz’un stratejik coğrafi konumu… Yabancı güçlü devletlerin Boynuz'da askeri üsler kurmada münferid hareket etmekle birlikte aslında ortak amaca matuf bu eylemlerinin farklı gerekçelerle savunulduğuna işaret ediliyor. Boynuz’da askeri üsler kurmak için ileri sürülen gerekçeler dizisi üç geniş vasfa ayrılabilir: savunma amaçlı güvenlik, lojistik ve yardım.


Çeşitli gerekçelerin dahil edilebileceği başlıca ve daha geniş vasıf, güvenliği öne çıkaran sebepdir. Gerçekte Boynuz'da barındırılan bütün yabancı askeri kuvvetler, güvenlik gerekçesini[5] ima etmenin farklı bir tarzıdır. Bazı güçlü ülkeler, Afrika Boynuzu içi ve çevresindeki ticari faaliyetlerinin kendi kendine yeten bir önleyici güvenlik tedbiri gerektirdiği gerekçesiyle askeri varlıklarını haklı çıkarmaya çalışıyor, bölgede askeri üsler inşa etmenin, tehlikeye girecek her tür işleri için hızlı güvenlik ve koruma sağlamalarına imkan verdiğini iddia ediyorlar. Bunların bazıları, milli çıkarlarına karşı sözde tehditleri dengelemek için özel gayretle çok büyük askeri üsler inşa ettiler.


Bundan sonra, lojistik olarak öne çıkan gerekçeler dizisi geliyor. Boynuz’daki askeri üslerden bazıları, bölgedeki ve çevresindeki ticari faaliyetlere sağladığı lojistik destekle daha az maliyetli yöntemler olarak haklı görülüyor. Bu değerlendirmeye göre sivil yerleşimler, mevcudiyetinin önceliği lojistik destek sağlamak olduğu ileri sürülen yoğun silahlı askeri noktalara göre askeri olarak daha verimsiz görünüyor.


Üçüncü ve her nasılsa cazip bir gerekçe olan, ev sahibi devletlere askeri alanda yardım olarak özetleniyor. Ev sahibi ülke bakımından, kendi bölgesi içinde yardım almak yurtdışından almaya göre daha maharetle uygulanabilir bir yoldur. Gerekli teçhizata sahip birkaç profesyonelin herhangi bir biçimde yardımı gerçekleştirmesi, çok sayıda acemi askeri yurtdışına yollamaktan daha az maliyetlidir. Ancak, tabii bu, sorgusuz sualsiz de gerçekleşmemektedir.

Yardım eden devletlerin, kiralama yoluyla stratejik sahalar sağlayan askeri üsler edinmesi gerekiyor mu?


Afrika Boynuzu, bu askeri mevcudiyetten tamamen kaçınabilir ve kendisini askeri bir bölge olmaktan kurtarabilir miydi? Hayır, bu olamazdı. Aşağıda zikredilen iki sebep bunu açıklamaya yardımcı olacaktır.


Birincisi, bölge düzeyinde bu konuda evsahibi devletler arasında fikir birliği olmamasıyla ilgilidir. Bu, tek tek devletlere, bunun sebep olabileceği genel bölgesel etkiyi hesaba katmadan bağımsız hareket etme fırsatı vermektedir. İkincisi ise, bu devletlerin aldıklarını düşündükleri mali ve diğer maddi faydalardan kaynaklanan örtülü ikmalle ilgilidir. Cibuti’nin Etiyopya’yı reddetmesi durumunda olabilecekler buna bir örnektir. Herhangi bir biçimde tek taraflı ve resmi olarak ikili ilişkiler oluşturmak, anlaşmalar yapmak Boynuz'daki belirli bir ülkenin egemenlik hakkı ve stratejik çıkarına münhasırdır. Bu hareket serbestisi, örneğin, ev sahibi devletlere büyük miktarda gelir sağlıyor.[6] Bununla birlikte, uzun vadede, bu tür girişimler, özellikle bölgede ve genel olarak Afrika kıtasında kapsayıcı bir etkiye sahip birbiriyle bağlantılı nihai neticeler ortaya çıkarabilir.


Yabancı Güçlerin Yaygınlaşan Askeri Üsleri ve Bunun Muhtemel Sonuçları[7]

Boynuz, her birinin katkıda bulunduğu barış ve istikrar eksikliğine rağmen, kıtanın, hala kurucu ülkeler tarafından önemli bir ortak yönetime sahip olmayan köşelerinden biri olarak duruyor. Soğuk Savaş'ın ardından oluşan durum, ülkeler hiçbir zaman karşılıklı askeri müdahaleyle kalıcı iç barış sağlanmasından hoşlanmadıklarından, büyük ölçüde değişmeden kaldı.


Bu durum, eski yüzlerin çoğunun otuz yıl önce terkettikleri bölgedeki askeri varlıklarını yeniden düşünmelerine kısmen katkıda bulundu. Halihazırda bölgenin yaşadığı şey, onların tarihi varlıkları ve bıraktıkları şimdiye kadar yankılanan kötü mirastır. Devam eden yeniden askerileştirme şimdikinden farklı olmayacak ve sonraki paragraflarda tartışıldığı üzere eski ve yeni yansımaları uzun vadede Boynuz'un mükellefiyeti olacaktır. Takip eden temel hususlar bunu açıklamaya yardımcı olacaktır.


Askeri üsler bölgenin umutsuzca arzuladığı barışı sağlamayacaktır. Bu, iki temel sebepten dolayı gerçekleşmez. Anlaşmalar, yalnızca imzacı taraflara fayda sağlamayı amaçlayan ikili mutabakatlara dayanmaktadır. Bölgede barış, Boynuz ülkeleri ile güçlü ülkeleri bir araya getiren çok taraflı işbirliğini içeren uyumlu müşterekliği gerektirir. Ancak, güçlü ülkelerin çıkarlarını bir araya getirmenin zorluğundan dolayı bu hedef ulaşılamaz görünüyor. Bölgede uzmanlaşan güvenlik analistleri de egemen toprakların bir kısmının yabancı ordulara teslim edilmesinin güvenlik etkisinin ciddi olabileceği konusunda sürekli olarak uyarılarda bulundular.


Boynuz'daki geniş askeri üsler, bölgesel düzeyde gelecekteki bağımsız siyaset ve stratejilere sekte vurmakta, bölgenin kurucu ülkelerinin ortak güvenlik endişeleri, muhtemel müzakereleri zorlaştıran muktedir yabancı güçlerin eline düşmektedir. İç istikrarlarını geliştiren ülkeler, dikkatlerini dışa yönelterek Boynuz çapında politikalar oluşturmak istediklerinde ortak arka bahçelerinde küresel güçlerin inşa ettiği bunaltıcı güvenlik tesisleri ağından kaynaklanan zorluklarla karşılaşabilirler. Ülkeler kağıt üstünde makul bağımsız siyasetler geliştirmiş olsalar bile, görünen o ki, bunların tatbiki devasa askeri varlık altında etkisizleşiyor.


Boynuz'daki askeri üsler, çözülmemiş bölge içi çatışmaların beynelmilel hale gelmesine yol açabilir. Halihazırda Boynuz'daki ülkelere köstek olan bir dizi sürekli siyasi kriz, şimdiye kadar Boynuz'un geniş sınırları içinde tutuldu. Ancak, çatışmalar devam ettiği ve bölgenin askerileştirilmesi genişledikçe bu durum artık tek senaryo olamaz. Güçlü ülkeler, zaman içinde onları ittifak ve nüfuz aramaya sevk edebilecek sürekli ve istikrarlı şekilde var olma ihtiyacı duyacaklardır. İstikrarı bozan sebebi yok etmek için çatışan gruplara bir tür destek sağlayabilirler. Bu çaba, bilahare ve nihayetinde destekleyici güçleri, tamamen mahalli olan çatışmaya küresel bir boyut verecek vekalet savaşlarına dahil olmaya teşvik edecektir.


Askeri üslerin birbirine çok yakın olması sebebiyle bölge, üs sahibi ülkelerin savaştığı beynelmilel bir çatışma alanına dönüştürülebilir. Tamamen en gelişmiş silahlarla donatılmış kuvvetlerin temerküz ettiği belirli bir noktayı şekillendiren bir harita tasavvur edin. Afrika Boynuzu tam olarak bu haldedir. Mahdut bir alanda kapasitesi yüksek askeri güçlerin bulunması, gergin ve hassas bir ortam oluşmasına yol açabilir ve yakın gelecekte sükunetle bir arada yaşamalarını imkansız hale getirebilir.


Askeri faaliyetlerin doğrudan bir sonucu olarak süregelen sivil kayıpları, geniş askeri tesisler ayakta kaldıkça tahmin edilebilir şekilde yükselecek ve sivillerin ana hedef haline gelmesini önlemeyi zorlaştıracaktır. Yabancı güçlerin bölgede gerçekleştirdiği[8] askeri hareketlerden sivillerin defalarca etkilendiğine dair bir çok işaret var. Bunun yanında, artan yabancı askeri üsler, geçim kaynakları bölge genelinde daimi hareketliliğe dayalı olan sivilleri, askeri faaliyetlerin fark gözetmeyen saldırılarının tehdidi altında devamlı bir korkuyla yaşamaya zorlamak anlamına gelmektedir.


Sonuncusu ve en önemlisi, askeri üsler Afrika Boynuzu’ndaki baskıcı rejimleri takviye ediyor. Halkın iradesine dayanan yerine, istikrarlı devlet tarzı uzun zamandır Batı'daki askeri imkanları geniş demokrasilerin asıl ilgilendikleri husus olmuştur. Bu ülkeler, güvenlikleri bağlamında askeri varlıklarının sürmesi için demokrasiyi satabilirler. Halihazırda da demokratik geçiş çabalarını görmezden geliyor, diktatör idarelerin kararlarına ve bölgedeki halkın idaresini temsil eden güçlere karşı aldıkları katı tedbirlere icazet veriyorlar.


Bilinçli ve Temkinli Müdahalelere Duyulan İhtiyaç

Halihazırda bölgedeki hakim anlayış, ev sahibi devletlerin anlaşmanın gerektirdiği azami dikkatle yabancı askeri üslere izin vermeleridir. Ancak, Afrika Boynuzu ülkelerinin arka bahçelerinin hızla askerileştirilmesi karşısında sahip oldukları koyu sükut, içinde bulundukları sıkıntıyı gözler önüne sermektedir. Afrika Boynuzu’nu ürkütücü bir askeri tesise dönüştürerek büyüyen gelişmeler, bölgesel barışın olmaması sebebiyle oy hakkına katlanan taraflardan evleviyetle bilinçli ve temkinli bir müşterek sorumluluk talep etmektedir.


Afrika Birliği’nin, Afrika Boynuzu’nda hal yoluna konulmayan halihazır acil duruma yönelik göz açan tepkisi[9], ev sahibi ülkelerin müşterek hareket etmesi için önemli bir adım olabilir. Birlik, etkili küresel güçler tarafından genel olarak kıtanın tamamı, bilhassa da Afrika Boynuzu’nun kaygı verici şekilde askerileştirilmesinden duyduğu endişeyi açıkça ifade etti. Yabancı güçlerin bölgede askeri üs kurmalarına izin verecek ikili bir anlaşmaya girerken dikkatli olunması gerektiğinin üstünde durdu.


Afrika Boynuzu’nun ev sahibi ülkeleri, yabancı askeri üsleri ve bunların müteakip faaliyetlerini nasıl düzenleyecekleri konusunda henüz mutabık kalmadıkları için, bunlardan her biri, konuyla ilgili tek taraflı kararlarının Boynuz’dak diğer ülkeler üzerinde oluşturacağı zayıflatıcı tesiri ciddiye almalıdır.


Öyle anlaşılıyor ki, Afrika Boynuzu’ndaki toplulukların derin uykusu, onları coğrafi konumlarının stratejik önemini kavramaktan uzak tutuyor. Bir gün bu durum aniden sona erebilir. Ancak, bu geniş bölgenin hızla büyüyen bütün bu askeri yığınağını izale etmek için o gün çok geç olabilir.


Boynuz’daki askeri tesis ve faaliyetlerin sürekli artması, ev sahibi ülkelerin hedef birliği ve fiili katılım içinde olmalarını gerektirdiğinden, evleviyetle yabancıların göze batan askeri varlığına cevap verecek güvenlik işbirliği oluşturmak zorunda kalacaklar. Buna ihtiyaçları var.


[1] The Horn of Africa is the easternmost extension of the African continent. This comprises such sovereign states as Eritrea, Ethiopia, Djibouti, Somalia, Kenya, Uganda, Sudan, and South Sudan, according to the many works of the African Union (AU) referring to the region. [2] https://sipri.org/sites/default/files/2019-04/sipribp1904.pdf [3] https://www.fpri.org/wp-content/uploads/2020/06/engaged-opportunism-russias-role-in-the-horn-of-africa.pdf [4] https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/20531702.2020.1794441 [5] https://issafrica.org/iss-today/proceed-with-caution-africas-growing-foreign-military-presence [6] https://www.bloomberg.com/tosv2.html?vid=&uuid=2c5439f0-ac84-11eb-871f-7b7864da5b30&url=L25ld3MvZmVhdHVyZXMvMjAxOS0wNC0wNi9kamlib3V0aS1uZWVkZWQtaGVscC1jaGluYS1oYWQtbW9uZXktYW5kLW5vdy10aGUtdS1zLWFuZC1mcmFuY2UtYXJlLXdvcnJpZWQ= [7] Factors Leading to Possible Consequences [8] https://www.nytimes.com/2020/07/28/world/africa/pentagon-somalia-civilian-casualties.html [9] http://www.peaceau.org/uploads/auc-601st-psc-meeting-on-early-warning-30-may-2016.pdf




Yazının İngilizce dilindeki orjinal halini PDF olarak indirmek için tıklayınız:

Click here to download the article in English as PDF:

Critical Observation (Reading) of the Br
.
Download • 234KB

110 görüntüleme